Kemal Bilbaşar'ın okuduğum ilk eseri... Cevizli bahçe, 432 sayfalık devasa bir öykü kitabı; toplam 3 bölümden oluşuyor... Anadolu Öyküleri; dokuz adet, Cevizli Bahçe; on altı adet ve Pazarlık; üç adet. Öykülerinde her türlü kesimden insan yer alıyor, ağalık sistemi, köy hayatı, kamu görevlileri, din adamları... Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında kent ve taşra hayatından kesitler sunan öykülerde ayrıca kadının toplumdaki yeri de irdeleniyor. Ve hikayelerin büyük bölümünün sonunda suçlu olanlar mutlaka cezalarını çekiyorlar. Bir kaç öyküsünden kısaca bahsedecek olursak...
Budakoğlu: Bir feodalite öyküsü... Budakağlu namzet bir ağadır kasabanın ipliğini kemiğini sömürmeye ve malına mal katmaktadır. Bankacıyı, kaymakamı, belediye reisini Asiye sayesinde kendisine bağlamıştır. Bir gün bir müfettiş gelir...
Hacı Emminin Damadı: Hacı Emöinin sahibi olduğu Millet lokantası kasabanın en işlek lokantasıdır. Hacı emmi kurnaz bir adamdır fazla para vermemek için işe giren garson ve yamaklar bir hafta on gün olmadan işten kovulmaktadırlar. Taki bir gün Kaymakamın tavsiyesiyle lokantaya giren Yusuf'a kadar. Bundan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.
Kaza: Bir Vapur iskelesinde çımacı olarak çalışan Hasan gönlünü şarkıcı bir kıza kaptırır ancak sevdasını söyleyemez gün be gün dalgınşaşor hayattan kopar... Ta ki başına gelen o kaza ya kadar. Sevdasını kalbine gömen Hasan kendini de toprağın koynuna bırakmıştır. Sen hiç sevdin mi?
Tuğla ocağı: Dal Mehmet borcuna mukabil Satığlu'nun bir dağ başında bulunan tuğla ocağında çalışmaya gitmiştir. Otuzbeş yaşındaki karısını, on yedi yaşındaki oğlunu ve on üç yaşındaki kızını ardında bırakmıştır. Karısı o yokken hastalanmış, Satıoğlu kızına göz koymuştur. Delikanlı ise namusunu temizlemek için Satıoğlu'nu öldürmüş ve jandarmadan