Richard Bach, Amerikalı kurgu kitapları yazarı. Martı Jonathan Livingston kitabı ile tüm dünyaya adını duyurmuştur. 1970 senesinde tüm dünyada en çok kitap olmuştur. Yarı otobiyografik kitaplar yazmayı genellikle tercih eden Bach, kitabın felsefesini de yukarıda da belirttiğim gibi kurgu dışı tarzını kullanarak anlatır. Sınır kavramına özellikle çok takmıştır. Martı Jonathan Livingston kitabında da bahsettiği gibi ölümün bir son olmadığını ve gözle görünen şeylerin sınırının olmadığı, sınırın sonsuz olduğunu vurgular. Havacılıkla, kuşlarla, uçmakla ilgili aşırı ilgilidir ve araştırmaları bu konu üzerinden devam eder. Kendisi de uçuş eğitimi alan ve hatta bir uçuşunda ciddi bir şekilde yaralanan biridir. Hatta kitaptaki 4. bölüm bu kazanın ardından kitaba eklenmiştir.
İlk uçuşunu 14 yaşında yapmıştır. Annesi bir kampanya esnasında pilotla tanıştırmış ve ilk uçuşunu bu şekilde tatmıştır.
Pilotluk kariyer aslında savaş pilotluğu olarak başlamıştır. Hatta filmlerin uçuş sahnelerinde de görev almıştır. 1.Dünya Savaşında kullanılan birçok uçak modelini uçurduğu bilinmektedir.
Martı Jonathan Livingston kitabı onlarca yayınevi tarafından yine bilindik hikaye ile reddedilmiştir. Daha sonra arkadaşı olan fotoğrafçı Russell Munson un fotoğrafları eklenince birden bu kadar az kelime içeren bu kitap çok satmaya başlamıştır. Hatta bu sürpriz başarı medyaya çok yer almıştır. 10bin kelimeden az bir eserden bahsediyoruz ve çok satmasından. Çok büyük bir başarı.
Kitabın gariplikleri film sektöründe de devam etmiştir. Mahkemelik olmuş ve yayınlanan filmden Richard Bach ın adı jenerikten çıkarılmıştır. Film 1973 yapımıdır.
Mesaj içerikli, hatta mesaj vermeye odaklı bir kitap olarak değerlendirdiğim Martı Jonathan Livingston kitabına geçecek olursam; kişisel olarak yansıma, kendini gerçekleştirme, özgürlük gibi kavramlara odaklı bir kitaptı.
Normalde
Tıp, hukuk, bankacılık -bunlar hayatı
sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!
Tıp, hukuk, bankacılık -bunlar hayatı
sürdürmek için gereklidir. Peki ya şiir, romantizm, aşk, güzellik? Bunlar ise uğruna hayatta kaldığımız şeylerdir!