Tüm kış boyunca derin ve tatlı uykumda kim bilir ne güzel düşler görmüşümdür. Ama ne yazık ki bu düşlerden yalnızca bir tanesi kalmış aklımda:
Gelişmişim, büyümüşüm, kocaman bir ağaç olmuşum, Polat ve Sahip Ali tırmanmışlar, dallarımı silkiyorlar. Köyün tüm yoksul çocukları toplanmış. Düşen şeftalilerim havada kapışılıyor...Ağızlarını şapırdatarak büyük bir zevkle yiyorlar. Şeftalilerin suları çenelerinden çıplak göğüslerine, göbeklerine akıyor.
Efendim, bilge dediğinizin ne olduğunu bilmiyorum. Şu amaçsız dönüp dolaşmalardan bıktım artık. Ben yokum bu işte. Kandıramam kendimi. Günün birinde yaşlanınca, cahil bir bunak gibi köşeme çekilmek, boşuna tükettiğim günler için yakınmak istemiyorum.