Gözde Yılmaz

Gözde Yılmaz
@cinarsanat
29 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Kahven soğumadan ..
Puan vermedi·200 syf.··
2023 1. kitabı
Tokyo’nun ara sokaklarında bulunan küçük bir kafe… Kulaktan kulağa yayılan bir şehir efsanesi; bu kafede zamanda yolculuk yapılabiliyor.. Ancak uyulması gereken bir dizi tuhaf kural var ve müşteriler bu kuralları öğrendiğinde, nefes kesici bu deneyimi yaşamaktan vazgeçiyorlar. Kurallardan bir tanesi ; geçmişte ne yaparsan yap şimdiki zamanı değiştiremiyorsun. En önemli kural ise kahven soğumadan önce dönmelisin.. Hiçbir şey değişmeyecekse neden geçmişe gidesin ki? Üstelik kahve soğumadan önce ne kadar vaktin var ki? Somut olarak bir şeyi değiştiremesen de bakış açımızın değişmesinin ne kadar büyük anlamlar taşıdığına değinen bir kitap. Edebî yönü çok zayıf ama ana fikrini çok beğendiğim bir kitap oldu. Hayatımı başa sarıp tek tek gözden geçirdim. Kahve Soğumadan Önce Acaba böyle bir imkanım olsaydı hangi zamana gidip kiminle konuşmayı isterdim?
1000Kitap
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
Reklam
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2022 30. kitabı
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, bir varmış bir yokmuş… İşte böyle başlar bizim masallar, ille de bir kıssadan hisseyle biter Bir masal anlatıcısı olan Judith Malika Liberman bir röportajında şöyle der: ‘…herkes masalı pozitif olarak düşünür ama masal pozitif bir şey değildir. Zor ve uzun yollardan geçersin masalda, kurdun midesinde kaybolursun... Birçok masalın amacı; senin en büyük korkularınla yüzleşmeni, onların üstünden geçip onlara rağmen yolculuğunu devam ettirmeni ve eve dönüş yolunu bulmanı sağlamaktır.’ Yani masallardan payını alacak olan aslında bana göre büyüklerdir. Minikler de masallarla maceradan maceraya koşar, zihninin kıvrımlarına bir yenisini katar ve bir gün gelir belki de masallardan aklında kalanlarla ‘bir adım atar ve yola çıkar.’ Ahmet Ümit’in annesi, küçükken bir masalcıdan dinlediği masalları hatırında kaldığı kadarıyla anlatmış oğluna. Yıllar sonra bu masalları tekrar dinleyen Ahmet Ümit, biraz da masalların unutulup gideceği endişesiyle yazmaya başlamış. Ortaya böyle masalların iç içe geçtiği , bir solukta okunan bir kitap çıkmış. Masal bu ya , ne diyelim, onlar ersin muradına biz çıkalım kerevetine Keyifli okumalar…
1000Kitap
Masal Masal İçindeAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201910,5bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 29. kitabı
Bir şeftali bin şeftali emek vermeyi, sevgiyi, dostluğu anlatan, can yakan bir masal. Ali, Mehmet ve binbir emekle büyüttükleri şeftali ağacı.. Çekirdeğin ağaca evrilme sürecinin, çekirdeğin kendi ağzından anlatılışı büyüleyiciydi. O kısmı okurken içimde bir şeylerin tomurcuklanıp çiçek açmasına engel olamadım ‘Bana yalvarabilir, beni korkutabilir ya da beni testereyle kesebilir ama ona boyun eğmeyeceğim.’ Bu ağaçtan öğreneceğimiz çok şey var
1000Kitap
Bir Şeftali Bin ŞeftaliSamed Behrengi · Elips Kitap · 201910,4bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 28. kitabı
Küçük Kara Balık, İranlı öğretmenin en bilindik ve birçok dile çevrilmiş olan kitabı. Konfor alanımızdan çıkmadığımız sürece başka sularda yüzemez ve hayatın sadece yaşadıklarımızdan ibaret olduğunu düşünürüz. Oysa başka bir hayat mümkün Gerekli olan ise kalıpların dışına çıkmak için atacağımız cesur adımlar. Hepimiz çoğu kişiden duymuşuzdur ‘ben o yollardan geçtim’ cümlesini. Ama bilmedikleri bir şey var; biz de geçeceğiz, biz de deneyimleyeceğiz ve sonunda da belki bambaşka çıkarımlar yapacağız. Bir başkasının tecrübesi, diğerinin hayat tarzı veya amacı olamaz. Küçücük kara balık kimseleri dinlemiyor ve içindeki bitmek bilmez öğrenme isteğine boyun eğiyor ve atıyor kendini bilinmez sulara. Küçük kara balığımız Türkiye’de bir dönem yasaklı kitaplar listesindeydi, İran’da ise bugün hâlâ yasaklı.
1000Kitap
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Can Yayınları · 202336,8bin okunma
Puan vermedi·50 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
Nasyonal Sosyalizm’in kara listesinde olan Yahudi bir yazar Zweig. Nazilerin, kendi ideolojileriyle bağdaşmayan her türlü kaynağı meydanlarda yaktıkları törenlerde Zweig’in kitapları da vardır, bir tanesi de Der Zwang’dır. Nazi baskısı nedeniyle ülkesini terketmek zorunda kalmıştır Zweig. Artık düşlediği dünyanın bir daha varolmayacağına inandığı için , ülkesinden binlerce kilometre uzakta, eşiyle birlikte yaşamına son verir. Geride bıraktığı mektubuna şunları karalar: "Artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz." ‘Mecburiyet’i okuduğunuzda, Zweig’ın kendi yaşamına atıfta bulunur nitelikte olduğunu fark ediyosunuz. Birinci Dünya Savaşı’nın hüküm sürdüğü tarihlerde kaleme alınmıştır bu öykü. Kendini firari hisseden birisi gerçekten özgür müdür? Cepheye gitmek zorunda kalan bir asker önüne başka seçenekler sunulsa nasıl bir karar verir? Vatana hizmet, insan hayatından daha mı değerlidir? Yukarıdan gelen bir emirle hiç tanımadığın birine ateş etmek erdemli bir insanın davranışı olabilir mi? İşte tüm bu soruların arasında sıkışmış kalan bir kaçağın cepheye çağırılma ve karar aşamasını okuyoruz bu kitapta.
1000Kitap
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Reklam