Sıradan bir adam hırsızlık da etse, adam da öldürse, yalnız ismi kaç kişi arasında biliniyorsa o kadar yayılarak rezil olur. Şan ve şeref sahibi, dünyaca tanınan adamlarsa en küçük bir suçtan dolayı kâinatın dilinde destan olur. Bu durumda cezanın yalnız maddisi değil, manevisinin de ne büyük olduğu ortaya çıkar.
Gayr-ı meşru tarîk, zıdd-ı maksuda gider
...
Avrupa muhabbeti, gayr-ı meşru muhabbet, hem taklid ve hem ülfet. Âkıbeti mükâfat: Mahbubun gaddarane adaveti, cinayat...
Fâsık-ı mahrum bulmaz, ne lezzet ve ne necat.
Hiçbir sözü söylendiği şekilde doğrudur diye kabullenmeyin. Bu sözlerin içinde dosdoğru bir lakırdı varsa o da "Düşmez kalkmaz bir Allah'tır" sözünden ibarettir. Fakat Cenabıhak hiçbir kimseyi de sebepsiz düşürmez ve sebepsiz kaldırmaz.
Dünyada hiçbir kimse rütbesine, haysiyetine güvenip de zulmünün, kibrinin, gururunun, tahakkümünün cezasından kurtulabileceğini düşünmemelidir. Umumi şan ve şerefini gayrimeşru, cüzi tamah ve hırsıyla tehlikeye düşürmek ne büyük ahmaklıksa bu küstahlığının cezasını görmeyeceği den emin olmak daha büyük ahmaklıktır.