Bugün dünyanın bir yerinde, sadece kimlikleri ve inançları yüzünden milyonlarca insan sessiz bir yok oluşa mahkûm ediliyor. 2017 yılından bu yana, 1 milyondan fazla Uygur Türkü, Kazak ve Müslüman
__merhabaa böyle bir şey yapmak istedim aslında gizemli kalmayı tercih ediyordum ama çoğunuzla diyaloğa girdiğimi fark ettim, ve ben sizi az buçuk tanırken sizin beni tanımamanız hoş olmaz diye
Türk ve Japon reformcuların felsefelerindeki farklılık, belki başka hiçbir hususta olmadığı kadar bariz ve karakteristik biçimde yazı meselesinde ortaya çıkar. Basitliğiyle öne çıkan ve sadece yirmi sekiz harften teşekkül eden Arap alfabesi dünyanın en mükemmel ve en yaygın alfabeleri arasında olmasına karşın Türkiye'de bu alfabe kullanımdan kaldırılmıştır. Diğer yandan Japonya, kendi içindeki "Romalıların" Latin alfabesinin kabulü cihetindeki taleplerini reddetmiştir. Japonya, reformlardan sonra dahi kırk altı işaret ve sekiz yüz seksen Çince ideogramı barındıran girift yazısını muhafaza etmeyi tercih etmiştir. Bugün Japonya'da okuryazar olmayan yoktur. Türkiye'de Latin alfabesinin kabulünden kırk yıl sonra bile nüfusun yarısından fazlasının okuryazarlığı yoktur. Böyle bir netice, körlerin dahi görebileceği cinstendir.
İslam Deklarasyonu ve Tarihi Savunma