Aristoteles: "Ölçülü davranarak; dengede kalarak."
Diogenes: "Başkaldırarak; sürüden ayrılıp isyan ederek."
Schopenhauer: "Bu dünyadan hiçbir şey beklemeyerek."
Nietzsche: "İnsan olma sınırlarını aşarak; kendini yeniden doğurarak."
Cioran: "Umut denilen o zehirli prangadan tamamen özgürleşerek."
Camus: "Hayatı bir amaç uğruna değil, saçmalığına rağmen sadece yaşamak için yaşayarak."
Ve soru sana uzanıyor: İnsan kendini nasıl kurtarır?
Bana sorarsan;İnsan kendini ne dünyadan kaçarak ne de ona teslim olarak kurtarır.
Ölçüyü bulacak kadar bilge,
yanlışa başkaldıracak kadar cesur,
beklentilerinden vazgeçecek kadar özgür,
kendini aşacak kadar güçlü,
umut olmadan da ayakta durabilecek kadar gerçekçi
ve hayatın anlamsızlığına rağmen yaşamayı sürdürecek kadar inatçı olduğunda kurtarır.
Çünkü kurtuluş;
dünyayı değiştirmekte değil,
dünyanın seni neye dönüştüreceğine karar vermesine izin vermemektedir.
İnsan, kendisiyle hesaplaşmayı bitirdiği gün değil;
o hesaplaşmayı göze aldığı gün kendini kurtarmaya başlar.