Mal sahipleri ve dilenciler: Her değişime, her yenileştirici kargaşaya karşı çıkan iki kategori. Toplumsal sınıfların iki ucunda yer aldıklarından, iyi ya da kötü yönde her değişiklikten çekinirler: Benzer biçimde yerleşiktirler, birileri bolluk içindedir, ötekiler yoksunluk içinde. Onların arasında çırpınanlar, zahmet çekenler, sebat edenler ve ümit etme saçmalığını iş edinenler yer alır – anonim ter, toplumun temeli. Devlet onların kansızlığıyla beslenir; onlar olmasaydı yurttaş fikrinin ne kapsamı ne gerçekliği olurdu; keza lüksün ve sadakanın da: Zenginler ve berduşlar Yoksul’un asalaklarıdır.
...okuma yazma bilmeyenlerin durumu ise hepten farklıdır. Zira okumayı da yazmayı da bilmemek en nihayetinde bir dert midir? Açıkyüreklilikle söylersem, böyle bir şey düşünemem. Daha da ileri gideyim; aslında belirtmeliyim ki, ancak son okumaz yazmaz ortadan kaybolduğunda insanın yasını tutabileceğiz.
İçlerindeki köle ya da tiran olma arzusunu kaldırın: Göz açıp kapayıncaya kadar siteyi yıkmış olursunuz. Maymunlar anlaşması hepten onaylanmıştır ve cinayetlerle düşler arasında soluk soluğa kalmış bir sürü olan tarih, kendi yolunda ilerlemeye devam eder.