İçimizdeki Şeytan’da, yazarın kişisel kaygılarını maalesef edebiyata yüklediğini görüyoruz. Dönemindeki siyasi fikir ayrılıklarını kitaba bu kadar katmaya çalışması, kitabı esas hikayeden koparmış gibi duruyor. Sanki Macide, Ömer ve Bedri başka bir kitap; Nihat, Hikmet vs. gibi karakterler başka. Yazarın, aklınca siyasi mesaj vermek istediği karakterler, yani Ömer’in üdeba çevresi asıl karakterlerden çok daha düzgün. Onlara bile düzgün diyebiliyorsam bu, karakterlerin hepsinin birbirinden rahatsız edici olmasındandır. Ne Ömer’i ne de Bedri’yi romantize etmeye gerek yok. Nihat, en aklı başında karakter gibi görünüyor. Ancak Sabahattin Ali’nin dili, özellikle kitabın sonunda, Ömer’i masum bir adam gibi gösterecek kadar yetenekli. Neticede Kuyucaklı Yusuf gibi bir başyapıtın yanında yavan kalmış bir kitap.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,6bin okunma
Hayatın her döneminde okunabilecek hatta okunması gereken bir kitap. Başucu kitabı derler ya. İşte tam öyle. Yatağınızın yanında kalsın ve dilediğiniz zaman istediğiniz sayfayı açın ve okuyun.
Bazı kitaplar, ne kadar kalın olursa olsun içeriği bomboş. Tıpkı Kinyas ve Kayra gibi. İçerik vasattan öteye geçmiyor. Depresif ve iğrenç zihniyetlere sahip iki insanın düşüncelerini okumak, okumaya çalışmak, gereksiz ve yorucu. Bir kitapta aradığınız şey, içi boş süslü cümlelerse okuyabilirsiniz.
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 201835,3bin okunma
Milli bilinci artıran, Türk olarak doğmanın gururunu yaşatan, okurken hem hüzünlendiren hem heyecanlandıran bir derleme. Padişahlarımızın yazdığı şiirlerden cumhuriyet sonrası yazılan şiirlere, hatta marşlarımıza kadar dönem dönem ele alınan geniş çaplı bir çalışma. Ben okurken çok keyif aldım. Ve her Türk’ün benim gibi keyifle okuyacağını düşünüyorum.
Bu kitabı sadece dışına bakıp hoşuma gittiği için almıştım ancak beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı… Kitapta açıkça Ermenilerin soykırıma uğradığı savunulmakla kalmamış Türklerin sömürgeci bir devlet olduğu ima edilmiştir. Kemalizm ideolojisi zorlama teşbihlerle nazizmle kıyaslanmıştır. Yazarın sayfa sonlarına eklediği dipnotların çoğu ise kendi gibi düşünen yazarların çalışmalarından alıntılardır. Genel olarak kitapta anlatılmak istenen Kemalizmin islam düşmanı bir din olduğu ve nazizm ideolojisine ne kadar benzediğidir. Bitirmek için kendimi zorladım ve benim için gerçekten dayanılması zor bir yolculuk oldu. Vatanperver birinin böyle bir kitabı kaleme alması mümkün değildir. Aksine böyle bir çalışma ancak Türk düşmanı birinin elinden çıkabilir. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan birinin Mustafa Kemal Atatürk hakkında böyle cümleler kaleme alması ne üzücü.