“Ölümünden (Cengiz’in) sonra çocukları ve onların çocukları, ilk Müslümanlar nasıl Kuran’ın hükümlerine uymaya çalışmışlarsa aynı dakiklikle Yasa’nın emirlerini yerine getirmişlerdir. Bu onlar için bir nevi din mahiyetinde idi ve bunlardan birinin Yasa’ya aykırı hareket etmiş oldukları bilinmemektedir.”
Namık Kemal milliyetçi değildir, Osmanlıcı ve islamcıdır diyorlar.
Şunu düşünmek gerek: Acaba XIX. Yüzyıl Türkiye’sinde bugünkü gibi bir Türkçülük yapılabilir miydi? Her şeyi zaman ve çevre ile ölçmek gerekirken, neden, Namık Kemal, zamanı dikkate alınmadan suçlanıyor?
Namık Kemal, Osmanlıcı ve İslamcı idi. Fakat onun zamanında milliyetçilik de ancak o şekilde yapılabilirdi. O kadar ululadığımız Fatih Sultan Mehmed de bugünkü mânâsı ile Türkçü değildi. Onu da mı böyle tenkid edeceğiz?
Geçmişin değerlerine saygı… İşte milliyetçiliğin ve ahlâkın baş şartı… Ne kadar inkılâpçı olsak, yine geçmişe bağlıyız. Çünkü: Kökü mazide olan âtiyiz!