Gözlerimi kapadığım anda yelkovan kuşları gibi her yanımı sarıyorlar; küçücük bir devinim onları ürkütmeye yetiyor. Geldikleri gibi, kanatlarındakı rüzgârın uğultusuyla uzaklaşıyorlar. Havada birkaç tüy uçuşuyor. Geride bıraktıkları sessizliğin içinde, siyah, dağınık sakallı, kocaman bir gölge... Yine o irkiltici çıtırtılar ve ayak sesleri, bütün kapılar ve pencereler açık.
"Belki karanlık indiğinde, belki karabasanlarla boğuştuğunuzda, fırtına yaklaştığında ve gökyüzünde bulutlar birbiri üstüne yuvarlandığında, belki pencerenin ardında rüzgar uluduğunda, belirsiz görüntüler perde arkalarında kımıldadıklarında, belki kepenkler gıcırdadığında... Işte o zaman biri konuşmaya başlarsa aydınlıklar açılır birdenbire."
CATHERINE DAVID