Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
2009
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 1994
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789755106090
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·144 syf.··
2020 90. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2020 12:13
Peride Celal, kitabın arka kapağındaki yazıda, kendisinden şu şekilde bahsediyor: “Ben, öyküden romana geçen bir yazarım. İlk gençliğimde ve daha sonraları da yüzlerce öykü yazdım. Bunlar gazete sayfalarında kaybolup gittiler. Kaybolan bu öykülere hiç acımıyorum.” Sonra şöyle devam ediyor: “Öykü yazmak kolay iş değil (…) Ben, bildiğiniz gibi, burjuva bir aileden gelen, büyük kenti ve bu çevrenin, büyük kentin tutucu, yozlaşmış insanlarını eleştiren bir yazarım.” Peride Celal’in bu eseri de dört öyküden oluşuyor. İsimleri sırasıyla; Böcek, Mektup, Koşucu, Kaçak. Böcek öyküsü ilginç bir öykü. Fazla bilgi vermeden özetlemek gerekirse, psikolojik problemleri olan bir kadının günün birinde bir doktorla tanışması ve hayatının değişmesi üzerine bir öykü. Öykünün kahramanı kadın, maddi durumu iyi –aslında kocasının maddi durumu iyi– orta yaşların henüz başında bir kadın. Bir gün rüyasında (belki de uyanıkken gördüğü bir hayal) böcek görmesi üzerine hayatı alt üst oluyor. Kısa sürede hayatını ele geçiren böcekten kadın ancak doktorunun yardımıyla kurtuluyor (mu?) Mektup öyküsü ise, hayatında işten başka bir şey düşünmeyen, iş bitirici bir adam olan Saffet Bey’in eşinin ölümünün ardından iç dünyasındaki fırtınaları anlatıyor. Saffet Bey, küçük oğlundan bir mektup aldıktan sonra geçmişi ile hesaplaşmaya başlar. Geçmişi ile hesaplaşırken de, geleceğini başka bir şekilde kurmayı hayal eder. Peride Hanım öyküsünde tipik despot, kendi ve işinin çıkarı için her yolun mubah olduğunu düşünen, evlatları kendisi gibi olmadığı için pişmanlık aynı zamanda da kızgınlık duyan bir baba ve patron profili çizmiş. Koşucu öyküsü en çok hoşuma giden öykü oldu. Öykü, bende Peride Celal’in kendi hayat hikâyesinden de bir şeyler katmış olduğu hissini uyandırdı. Ömrünün sonuna yaklaşan, kendini
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
Mektup gibi bişey .. (:
Puan vermedi·144 syf.··
2020 78. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 09:18
Şimdi ne yazacağım, nasıl bir inceleme olucak, gibi inceliklere takılmadan doğaçlama birşeyler paylaşmış olucam inşallah. Akışına bırakarak, nasıl bişe çıkacak meydana, beraber görmüş olucaz. İlk önce, son zamanlarda pek kitap okuma fırsatı bulamadığım, ara ara elime alıp bi kaç satır veya sayfa okuduğum için, okuduğum kitabın tahlilini yapmaya fırsat bulamıyorum. Aslında bunları yazarken "okumaya fırsatım olmuyor " cümlesi buruk bı hüzün oluşturdu bende. Çünkü bu tür şeyler bahane dediğim ve yadırgadığım şeylerdi. Ki başıma geldi son zamanlarda. ): Hani sadece iki gün kitap okuyamadım; biri babamın öldüğü gün, diğeri evlendiğim gün, diyen İbn Rüşt gibi olmayı çok isterdim aslında. ): Evet, tatlı telaşlar içinde, günleri devim devim devirirken, arada, nitelikli örnek okur arkadaşların bulunduğu bu güzelim platforma da uğruyorum. Bu nitelikli okur arkadaşlardan, sevgili Büşra'nin etkinliğini gördüm. Etkinlik, daha önce hiç adını duymadığım bir yazarındi. Heyecan vericiydi bu. Yeni bir yazar tanımak, edebiyat, kültür, sanat, felsefe, sosyoloji, psikoloji gibi bir çok loji de yeni bir pencere aralar. Kendini geliştirme adına, güzel bir fırsat sunar. Bu platformu diğerlerinden ayıran en büyük özellik, bu olsa gerek. Edebiyat dedektiflerinin mekanı da diyebilirim. ((: Bunlardan, Resul abi, Turhan abi, Oğuz abi, Necip abi, Çetin abi, Mustafa abi, Tuco abi, Ebru abla Maritza abla, Eylül abla, Süeda abla, Günay abla, Liliyar abla, Fatma abla ve sevgili Büşra ... Ve daha adını sayamadığım, ancak her biri bir hoca misali, paylaşımlarıyla bana, edebiyat dünyama katkı sağlayan bu güzel insanlar iyi ki var. Not: İsimlerini andığım kişileri etiketlemek veya soy isimleri ile anmak, sanki gönderimde etkileşim yapın düşüncesini oluşturabilir diye, o tür bir eylemden kaçındim
Edebiyat
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2020 188. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2020 07:10
Okurken zamanın nasıl geçtiğini unuttuğum, beni sevdiğim büyüdüğüm tanıdık mekanlara götüren, toplumun ortak hafızasının olaylarını gündelik hikayelerin içerisine özenle yerleştirildiği dört muhteşem öyküyü okumaya doyamadım...
Edebiyat
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
10/10
·144 syf.··
2021 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 00:25
Peride Celal'den hepsi birbirinden güzel ve etkileyici dört öykü. Tekrar okunası. Öykü okumayı yazmayı seven herkesin dikkatine. Mektup şahane bir kitap.
1000Kitap
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2022 38. kitabı
Türk edebiyatında öykü türünde değerli eserler vermiş son derece kıymetli ama ne yazık ki az bilinen bir yazarımızdır Peride Celal. Yazar kitabın arka kapağındaki yazıda kendisinden şu şekilde bahsediyor: “Ben, öyküden romana geçen bir yazarım. İlk gençliğimde ve daha sonraları da yüzlerce öykü yazdım. Bunlar gazete sayfalarında kaybolup gittiler. Kaybolan bu öykülere hiç acımıyorum. Öykü yazmak kolay iş değil…” Peride Celal’in “Deli Aşk” romanından sonra okuduğum bu ikinci eserinden çok zevk aldım. Öyküleri okurken usta bir kalemle karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. Kitap dört öyküden oluşuyor: Böcek, Mektup, Koşucu, Kaçak. Okurken zamanın nasıl geçtiğini unuttuğum, toplumun ortak hafızasının olaylarını gündelik hikayelerine özenle yerleştirdiği dört muhteşem öyküyü okumaya doyamadığımı belirtmek isterim. Kitabın ilk öyküsü 'Böcek', bir psikiyatrist ile hastası arasında yaşananları konu alıyor. Biz psikolojik vakaların sebeplerinin çok derinlerde olduğunu düşünürüz genelde.Ancak doktor birkaç küçük taktiksel denemeden sonra kapıyı açmayı başarıyor. Kitabın ikinci öyküsü olan ve aynı zamanda kitaba adını veren 'Mektup' öyküden ziyade, novella dediğimiz türe daha yakın bir metindi. Mektup, titiz ve işinde başarılı vergi uzmanı bir babanın oğlu ile mektup üzerinden karşılıklı hayatlarını gözden geçirip birbirlerine içlerinde biriktirdikleri boşaltmalarını konu alıyor. Bu öykü beni en çok etkileyendi. Kadın bir yazarın, erkek bir karakteri, iç dünyasıyla birlikte, bu kadar detaylı ve gerçekçi yazabilmesi beni hem şaşırttı hem de hayran bıraktı. Peride Celal gibi edebiyatımızın son derece kıymetli bir öykücüsünü hala okumadıysanız en azından bir eserini mutlaka okumanızı ve böylesine önemli değerlerimizi kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2018 26. kitabı
Bir mektup sever olarak almıştım bu kitabı, içinde bir kaç öykü var kitaba ismini veren mektup öyküsü ise bir oğul'un babasına yazdığı bir mektup sonrası adamın bu mektup hakkında ki düşünceleri ve onda ki etkileşimlerini konu alıyor..
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
"Orada burada savaşlar, bir avuç toprak için cinayetler, özgürlüklere faşist baskısı, daha bir sürü canavarlıklar sürüp gidiyor. İçimizdekı çocuğu yok ettik, onun saflığını saklayamadık, aydınlıklar alacakaranlığa dönüştü. Doğayı bile kirletmeyı başardık sonunda. Gökyüzünü deldik, nehirleri, denizleri pislettik,suları zehirledik."
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
10/10
·144 syf.··
2022 294. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2022 23:26
Mektup, bir öykü kitabı. Dört güzel öykü barındırıyor içinde. İlki; Böcek, bir psikiyatrın odasında başlayıp biten bir öykü. 2 yıldır bedeninin içinde bir böcekle yaşadığını iddia eden bir hasta ve böceği ezmesinde ona yardımcı olmaya çalışan bir psikiyatr. Evlilikle birlikte kendinden ödün veren, kendi hayallerinden, arzularından vazgeçen ve sadece o evlendiği adamın istediği biçimde yaşayan kadınları anlatıyor bize. İkinci öykü Mektup, adeta ikinci bir İvan İlyiç sunuyor bize. Paradan başka bir şeye inanmayan, işkolik, burjuva Saffet Bey’in, karısının ölümü ve oğlunun balyoz gibi mektubuyla, mükemmel rutindeki hayatının bir derece sarsılışı ve kendini ufaktan sorgulamalarına tanık oluyoruz. Adeta ufak bir novella. Baba-oğul çatışması, Kafka’nın Babaya Mektup’u gibi uzun soluklu bir iç döküş. Bir insana para vermekle ona ihtiyacı olan bütün sevgiyi, huzuru veremeyeceğimizin hatırlatması. Babanın her davranışının bir çocuğun hayatını nasıl da etkilediğinin göstergesi. Fakat ebeveynler de hata yapar elbette. Bütün insanlar gibi onlar da kusursuzluktan olabildiğince uzak. Bununla barışabilmeli. Üçüncü hikaye Koşucu, tamir için gittiği bir evle hayatı değişen, koştukça kendini bulan, sürekli bozuk düzeni bir yerinden olsun düzeltmeye çalışan Abdülrahman’ın hikayesi. Sağcı-solcu ocu bucu çatışmaları. Bir türlü cı-culardan vazgeçip sadece insan olamayışımız. Kısacık hayatlarımızı yersiz kavgalarla dolduruşumuz. O topluluk bu topluluk ait olma çabalarımız. Ve çaresizliğimiz. Sonunda seyirci oluşumuz yalnızca ve her ayrık düşüncenin bedelini ödeyecek olmamız mutlaka. Son öykü Kaçak, baskıyla büyüyen kadınları anlatmış. Sanki bir devri daim her kadın doğar, büyür, pencerede özgürlük hayalleri kurar, evlenir, alışır ve ölür. Nesilden nesile sürüp gider. Ve baskıdan kaçan her
Roman
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
8/10
·144 syf.··
2022 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 22:31
İçinde dört hikâye olan bir kitap, ben en çok kitaba adını veren "Mektup" hikâyesini sevdim. Yazar daha çok insan psikolojisini irdelemiş. İnsanların iç hesaplaşmaları, hayalleri üzerinde durmuş. Psikolojik tahlil sevenler okuyabilir.
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2020 00:47
İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine izlemeyi tercih ediyorum diyenler için: youtu.be/0Wv4ePru_GE Türk Edebiyatında öykü türünde değerli eserler vermiş son derece kıymetli ama ne yazık ki az bilinen bir yazarımızdır Peride Celal. Mektup kitabı ise vefat etmeden on yıl önce yazdığı öykülerden oluşmaktadır. İlk öykü "Böcek"in Aralık 1993 yılında yazıldığını düşünürsek yazar o sırada 77 yaşında ve daha birinci öyküden son derece yetkin bir kalemle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor bize. Böcek öyküsü, tanrı yazar anlatıcı kullanılmış, arada öyküdeki iki ana karakterden biri olan psikiyatrın psikoloji bilimiyle ilgili düşüncelerini de bizlere aktaran hasta-psikiyatr ilişkisiyle bolca diyaloglu bir metindir. Öykünün hem dili hem de yukarıda bahsettiğim biçimsel hareketliliğiyle kitabın bence en başarılı metni. Özellikle vurucu son cümlesiyle dört dörtlük bir öykü. İkinci öykü, kitaba adını veren uzunca bir hikaye olan Mektup. Eşini kaybeden vergi konusunda Türkiye çapında uzman bir adamın tanrı yazar üzerinden anlatımı. Buradaki metinde hem karakterin zihninden geçenleri hem de Saffet Bey'e İngiltere'deki oğlundan gelen zehir zemberek mektubun anlatısını paralel okuruz. Bu mektup ve adamın aklından geçen cevaplarla, ana hikaye içerisinden çıkan yan hikayelere şahit oluruz. Mektubun varlığı okurlara hikaye içerisinde sıklıkla zaman içerisinde geriye dönüşleri yaşatır. Son dereced güzel anlatım diline rağmen bu hikayenin temel sorunu biraz uzun olması ve fazlaca tekrara yer verilmesidir. Finali çok kuvvetli olmasa da yetkin anlatım diliyle gayet başarılı bulduğum bir öyküydü Mektup. Kitabın üçüncü öyküsü Koşucu ise diğerlerine göre çok daha farklı bir metin. Bu sefer ben anlatıcı kullanılır öyküde. Anlatıcının söyleşiyle Abdülrahman gerçek adı
Edebiyat
MektupPeride Celal · Can Yayınları · 2009223 okunma

Yazar Hakkında

Peride CelalYazar · 18 kitap
İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son Pasta, Cumhuriyet, Tan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı. Roman da yazmaya başlayan yazar, Üç Yirmidört Saat adlı romanıyla Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü kazandı. 1916'da İstanbul'da doğdu. Tam adı Peride Celal Yönsel. İstanbul'da Saint Pulchérie Fransız okulunda okudu. 1944'te İsviçre'ye gitti, Bern'de Basın Ateşeliği'nde sekreter olarak çalıştı. Yurda dönüşte Basın-Yayın Kurumu ve Yeni İstanbul gazetesinde görev aldı. "Ak Kızın Hikayesi" adlı ilk öyküsü 1935'te Yedigün dergisinde yayınlandı. Kolay okunan romanlarıyla tanındı. Başlangıçta hareketli aşk ve serüven kitapları yazdı. 1950'den sonra ise gözlem, sanat ve çözümleme yanları ağır basan ürünler verdi. 15 Haziran 2013 tarihinde 97 yaşında hayatını kaybetmiştir. Cenazesi aile arasında yapılan sade bir törenin ardından İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.