ışıl ışıl sylvie öldüğünden, sönüp gittiğinden beri ev oldukça karanlık, yarı gölgede yaşıyorum. ne kadar ampul değiştirsem, ne kadar güçlülerini koysam değişmiyor, sürekli karanlık.
engelli bir çocuğun ölümünün insanı daha az üzdüğünü düşünmemek gerek. böyle bir çocuğun ölümü, normal bir çocuğun ölümü kadar üzücüdür.
hiç mutlu olmamış, dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir.
bir gülümseyişinin anısını saklamak bile çok zor.
söyleyecek ilginç şeylere sahip olmaya başladığım bir anda ağzımı sonsuza dek açmamak üzere kapatmak zorundayım.
ne yazık ki artık hiç kimse bildiklerimden faydalanamayacak.
keşke ölülerin kafatasları da denizlerin sesinin duyulduğu istiridye kabuğu gibi olsaydı.