Son zamanlarda okuduğum en absürt kurguya sahip kitaptı. Kurguda özellikle NASA ile ilgili bölümlerin
eksik, çiğ kaldığını düşünüyorum. Kafamı dağıtayım biraz diyerek başladığım kitabı gülümseyerek okudum. Neticede kafam da dağıldı. Yazarın anlatımı ve mizah anlayışını sevdim. Fırsat bulduğum ilk anda yazarın diğer kitabını da almayı düşünüyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Benim o sahipsizliğime bakıp gene hâlimize bin şükür dediniz kaç kere. Ben sizin, çocuklarınıza ıspanak yedirirken söylediğiniz, bunu bulamayanlar da var lafındaki bulamayanların temsilcisiyim. Ben sizin kadrolu Somalili çocuğunuzum.
Seray Şahiner’den Antabus’u okudum yakın zamanda. Ülker abla karakterini çok sevmiş ve ilginç bulmuştum. O yüzden kitabını görünce çok heyecanlandım. Ülker Abla, hayatı boyunca önce babadan sonra kocadan dayak yiyen kadınlardan. Susmuş sabretmiş çünkü oğlu varmış. Bir gün dayanamayıp kendini hastanelere atmış.
Kendini hastanede var etmiş, kendini hastanede görünmez kılmak istemiş. ( ve nice badire)
Özellikle Freud’a olan öfkesi okurken beni gülümsetti. Kitaptaki argo kullanımı beni rahatsız etmedi; aksine çok sevdim.
Keşke diyorum Seray Hanım “muhtar” karakterinden de bir roman çıkarsa :)
Seray ŞahinerÜlker Abla