Damla damla

Damla damla
@cizerkedi
Vakit buldukça tüm kitaplığımı arşivleyeceğim.
30 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·120 syf.··
2023 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2023 22:57
Eserin Türkçeye Çevrilme süreci ile ilgili Can Yayıncılık tarafından kitabın girişine anekdotlar, mektuplaşmalar eklenmiş. Böyle ayrıntıları öğrenmeyi seviyorum. Çeviri hikâyesi Behçet Necatigil’in 1952’de Prof. Melahât Özgü’ye yazdığı bir mektupla başlıyor. Behçet Necatigil, eseri çevirip Tercüme Bürosu'na gönderdikten birkaç ay sonra Melahât Özgü’den bir mektup alır. Özgü, eseri kendi bakış açısıyla savaştan dönen ve döndükten sonra hiçbir şeyi bıraktığı gibi bulamayan anlaşılamayan bir gencin feryadı olarak değerlendirir. Necatigil’in çevirisinin ise çok kıymetli olduğunu belirtse dahi antimilitarist, savaş ve askerlik karşıtı bir eser olarak algılandığını dile getirir. Tercüme bürosundaki üyelerin böyle bir eseri resmî makamlar tarafından basıma uygun bulunmayacağını düşündüklerini iletir. Mektubun sonunda Necatigil’den düzeltme yapma bahanesi ile çeviriyi geri çekmesi istenir. 6 yıllık bir süreç boyunca eser, tozlu dosyalar arasında unutulmaya bırakılır. Necatigil’in sahneye uyarlanmış metni ile 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosu tarafından Türkiye’de ilk kez sahnelenir. Profesyonel olarak ise ilk defa 1993-1994 yıllarında İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenir. Tüm bu süreç mektuplarla, konuşmalarla, tiyatro yorumları ve anılarla kitabın başında çok daha detaylı bir şekilde anlatılıyor. Okurken bu kısımları atlamamanızı tavsiye edebilirim. Borchert’e gelecek olursak zaten çok trajik ve kısa süren ömründe oyununun sahnelendiğini kitaplarının basıldığını göremeden ölmüştür. Maalesef Borchert de değeri öldükten sonra anlaşılan sanatçılardan. Eser, öncelikli olarak izlemeyi çok istediğim fakat bir türlü imkân bulamadığım bir oyun. Beckmann savaştan döndüğünde her şeyi yitirmiş, kendini yitirmiş ve yaşadığı içinden çıktığı toplumun da
Edebiyat
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·72 syf.··
2023 11. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 00:24
Depremden sonra eski okuma alışkanlığıma dönmekte zorlandığım için hali hazırda okuduğum kitaplara ara verip kısa roman, oyun ve novella tarzı eserlere yöneldim. Son dönemlerde çok sık karşıma çıkan ve oldukça övülen “Bayan Ming’in Hiç Olmayan On Çocuğu” bu tarz okumalarımdan biri. Çin’deki Fransız bir iş adamının, bir otelde tuvalet bekçiliği yapan Bayan Ming ile tanışması ve yaptıkları konuşmalar üzerinden kurgulanmış bir eser. İş adamı bağımsız, bağlanma ve aile kurmakla ilgili problemler yaşayan, kendisine yalan söylediğini düşündüğü için Ming’e sinirlenen fakat aslında ilk tanışmalarında yalan söyleyen biri olarak aktarılıyor. Bayan Ming ise Çin’deki katı tek çocuk yasasına rağmen on çocuğu olduğunu iddia ediyor. Ve çocukları ile ilgili bazıları sıradan bazıları ilgi çekici hayat öyküleri aktarıyor. İş adamı karakterimiz başlarda inanmasa da Bayan Ming’in anlattıklarına karşı duyduğu merakı dizginleyemiyor. Bayan Ming’in geçirdiği bir trafik kazası sonrasında ise düğüm yavaş yavaş çözülüyor. Fransız ve Ming’in kızı tanışıyor. Bu sayede Bayan Ming’in hikâyesini öğreniyoruz. Son doğum günü olduğunu düşündüğü gün ise tüm çocuklarını yanında görmeyi istiyor. Bayan Ming, kızının kurguladığı küçük tezgâh sayesinde bu arzusuna erişiyor. Hem kendi zihni hem kızı hem de iş adamı karakteri için parçalar yerine oturuyor. Dev kitap, mutlaka okuyun vs. gibi abartılı yorumlara maalesef katılamayacağım. Yine de zihnimde tatlı bir kurgu olarak yer edecek. Kısa bir şeyler okumak isteyenlere, okuma tembelliği yaşayanlara beklentilerini yüksek tutmamalarını da hatırlatarak, tavsiye ediyorum.
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
Düttürü dubara züttürü zubara
Puan vermedi·104 syf.··
2023 7. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2023 02:32
Serdar Uslu’nun ilk romanı olan Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleri’ni tebessüm ederek bazen de kıkırdayarak okudum. Edebiyatta uçuk kaçık kurguları, yerinde kullanılan kara mizahı ve absürtlüğü seviyorum açıkçası. İkinci Dünya Savaşı sonrası Hitler’in aslında ölmediği ve Tarlabaşı’nda ortaya çıktığını hayal edin. Kendi halinde sıradan bir tapu kadastro katibinin (Ali Ulvi) yolunun Hitler’le ve adamlarıyla keşişmesi üzerine yaşanan birtakım garip olay silsilesini okuyoruz. Kafam dağılsın, biraz neşeleneyim novella tadında bir eser okuyayım diyorsanız listenize ekleyebilirsiniz.
Edebiyat
Yermük ve Trafalgar Baldır Bacak İşleriSerdar Uslu · Timaş Yayınları · 2022272 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2023 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2023 17:39
Sinemaya ve tiyatroya da uyarlanmış bir roman Tersine Dünya. Kadınların ve erkeklerin yer değiştirdiği bir kurgu. Empati kurmaktan ziyade okurken “nasıl yani? Erkeklerin tüm algı ve düşüncesi cinsellikten hatta sapıklık derecesinde bir zihin yapısından mı ibaret?” diye düşünmeden edemiyorum. Zira kitapta yansıtılan her kadının biricik amacı namuslu ev erkeklerini, yeniyetme oğlan çocuklarını, emekçi çalışan erkekleri çeşitli oyunlarla yatağa atmaktan ibaret. Karakterlerin hepsi çok sığ. Okurken çok rahatsız oldum. Fakat yazar, okur neşelensin ya da iyi hissetsin diye yazmaz. Kişisel hislerimi bir kenara bırakıp yorum yapmaya çalışacağım. Orhan Kemal, babası tarafından da şiddete uğramış ve annesinin şiddete uğradığına zaman zaman tanık olmuş. Bunun yansımasını romanlarının çoğunda görürüz. Kadın karakterlerin birçoğu romanlarında da şiddet görür. Tersine Dünya’da ise kadın-erkek yer değiştirdiği için aynı şiddet bu sefer erkeğe uygulanır. Kadın-erkek değişikliğine rağmen karakter zihniyetleri erilliğini koruyor. Bitirim Leyla tipik ve alışılagelmiş mahalle kabadayısının kadın versiyonu olarak karşımıza çıkıyor. Üç kağıtçı, dolandırıcı, evlerden ırak bir aile anası. Bekçi ile girdiği münakaşa sonucu hapse düşer ve zamanla ailesi dağılır. Hapiste iken kocası ve oğlunun namusuyla ilgili tedirginliğini dile getiren karakter hapisten çıktıktan sonra soluğu genelevde alır. Pala bıyıklı bir tiplemeye aşık olur. Kocası ve oğlu ile olan karşılaşması ise bir pavyonda gerçekleşir. Bu karşılaşma sonrasında karakterler hayatlarının seyrine devam eder. Orhan Kemal’in eserlerinde belirgin olan dil özelliklerini bu eserde de görmekteyiz. Hayatın içinden konuşmaları okumaktayız. Bir farkla cinsiyetçi ve eril dile yerleşmiş birçok kalıp söz, kurgunun gerektirdiği şekilde ters
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,063 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 17:16
Güney Koreli yazar Bora Chung'a ait toplamda on öyküden oluşan bir kitap Lanetli Tavşan. Kitaptaki öykü türleri arasında korku, fantastik, büyülü gerçekçilik, bilimkurgu yer alıyor. Ortak tema ise yalnızlık. Kitabı okurken Netflix dizisi izliyor gibi hissettim. Zihnimde istemsizce bu şekilde kurgulayarak okudum. ( Kitabın artan popülerliği göz önünde bulundurulunca aslında dizisinin yapılması çok olası. Kim bilir belki görürüz bir platformda yıllar içinde.) En beğendiğim öyküler arasında Lanetli Tavşan, Soğuk Parmaklar, Kapan ve Evim Güzel Evim var. Sevgili İthaki, umarım yazara ait diğer kitapları da Türkçeye çevirir ve biz okurlarla buluşturur.
Lanetli TavşanBora Chung · İthaki Yayınları · 20233,565 okunma