Kullandığım sözcükler ben doğmadan yüzlerce yıl önceden kalmaydı, güzergahım asırlardır kullanılan bir güzergahtı, sorularım sorulmuş cevaplarım verilmişti. Doğmuş olmak, kaderin pençesine düşmek değil de neydi?
Şimdi kendimi iyi tanıyorum. Nasılsam öyleyim işte. Hiçbir iş yapamıyorum. Yatağa yorgun ve ezik olarak düşmüş kalmışım. Her saat düşüncelerim dönüyor, dolaşıyor. Aynı ümitsizlik çemberinde aklım durmuş; kendi varlığım beni hayretler içinde bırakmış! İnsan kendi varlığını hissettiği zaman ne kadar acı ve korkunç oluyor!
Halen gideceğim kent hangisidir, ona hangi yollardan gidilir bilmem. Bildiğim şu: İçimde bir kent var ve ona giden bir yol; gidemesem de bu heves bazı saksıları sulamaya devam ediyor.