Görkem E.

Bu kişileri tıpkı derinden derine birbirlerine bağlayan o görünmez bağ gibi, yüzlerini de birbirine benzeten bir şey yok mu sizce? Sessizlerin, anlatmayi bilmeyenlerin, kendini dinletemeyenlerin, önemli gözükmeyenler, dinsizlerin, o iyi cevabı hep olaydan sonra evde düşünenlerin, insanların hikayelerini merak etmediği o kişilerin yüzleri diğerlerinden daha anlamlı, daha dolu değil mi? Sanki anlatamadıkları hikayelerin harfleri ile kaynaşıyor bu yüzler, sanki sessizliğin, ezikliğin, hatta yenikliğin işaretleri var onlarda. Kendi yüzünüzü de düşünmüşsünüz değil mi bu yüzlerin içinde? Ne kadar kalabalığız hepimiz, ne kadar açıkız hepimiz; ne kadar çaresiziz çoğumuz! 
Sayfa 245·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Tarihin simetrilerle konuştuğu tartışmasız bir gerçek olduğuna göre, şimdi biz mutlulugumuz kadar uzun sürecek bir mutsuzluğa hazırlanmalıydık vs. 
Sayfa 117·Kitabı okuyor
.. ya da dert yoktu da ortak bir dünya vardı: çok fazla bir şeyler beklenmeyen, ama hiçbir zaman da küsülmeyen, anlamı ve anlamsızlığı sınırlı, insanı alçakgönüllülüğe çağıran yerli yerinde bir dünya. 
Sayfa 102·Kitabı okuyor
İnsanlar, vicdanın varlığını kendilerinde yoklamazlar, daima karşılarındakiler de ararlar. Bulamayınca kızarlar, ifrit olurlar. İşte hep patırtılar bundan çıkar.
Sayfa 59·Kitabı okudu
 henüz büyük ruhlar için özgür bir hayat vardır. Gerçekten, az şeye sahip olana az hükmedilir. Yaşasın bu küçük fakirlik!
Sayfa 42·Kitabı okuyor