Genel terbiye ve ahlak adına örtünmeleri istenen Müslüman kadınlarına ulusal namusu aşağılayarak söz söyledikten sonra, örtünme nedenini soran Avrupalılara, "Kadınların namusuna olan hürmetimiz" yanıtını vermenin büyük çelişki olduğunu itiraf etmeliyiz.
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o gücün de mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine kaim olan acılı bir sükunet en şiddetli acıların hasıl ettiği göz yaşlarından bile daha yakıcıdır.
Kitabın bir kısmından sonra sıkılmaya başladığımı söyleyebilirim ama ona rağmen sondaki tek cümleyle tüm anlatılanları içimde hissettim. Tüyler diken diken. Herkesin okumasını tavsiye edebileceğim bir kitap ki zaten boşu boşuna 1998'de nobel edebiyat ödülü vermemişler bu kitaba. Okuyacaklara iyi okumalar :)