"Muhtaç olduğu halde aşka sahip olmayan gönül, insanı sürekli o kaybolan değerinin ardında hararetli bir şekilde o tarafa bu tarafa sürüklüyor. Tanrı, özgürlük, sanat ve dost, istek çölünde onun yolunu bekliyorlar, o boş olan testisini hangi çeşmeden dolduracak diye bakıyorlar."
Doğrusunu istersen insan küçük ve zavallıdır. Bununla birlikte zavallılığımızı asla birine anlatmak ya da göstermek istemeyiz. Çünkü utanıyoruz, korkuyoruz, itiraf edemiyoruz...Yalnız bu kadar da değil... Ortalıktaki koşuşturmadan dolayı birbirimizi dinleme firsatı da bulamıyoruz...Böylesi bir hırgür içinde birbirimizin canını yakıyor, birbirimizi üzüyoruz...
Süreç vardı, süreç her şeydi. Umut verici bir yönde yola çıkabilir ya da yanlış yöne gidebilirsiniz, ama herhangi bir yerde herhangi bir zaman durabileceğiniz beklentisi ile yola çıkamazsınız. Böyle bakılınca bütün sorumluluklar, bütün bağlanmalar varlık kazanıp kalıcı oluyordu.