iclal

sen bir kilometre taşısın. yolun kıyısında bir kilometre taşı. hiç istifini bozmadan, melun'un yirmi yedi, montargis'in kırk iki kilometre uzakta olduğunu belirtirsin. hayatın boyunca da böyle yapacaksın. sana işte bu yüzden çok ihtiyacım var.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
hiçliği tasarlamak için önceden burada, dünyanın ortasında, gözler fal taşı gibi açık, canlı olarak bulunmak gerekiyordu.
bu iğrenç marmelattan nefret ediyorum.
kusursuz anlar yok mu artık. hayır serseme dönüyorum.
varolmayış ile şu baygın bolluk arasında bir orta yer bulunmadığını anlamıştım. varolunuyorsa buraya kadar var olmak, küfe, şişkinliğe, müstehcenliğe kadar var olmak gerekiyordu.