iclal

bulantı yakamı bırakmadı, yakın zamanda bırakacağını da sanmıyorum. ama artık ona katlanmıyorum, bu geçici bir huysuzluk ya da bir hastalık değil: o benim.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
bu gece hiçbir şey yok. yalnız göz yanması, sıkı kapanışlar, şakaklarda lav ısırıkları. gerçek antrakt bir ara dinlenmeden esinlenmez, bunu şimdi anlıyorum. gözlerim acıyor ve bundan hiç hoşlanmıyorum. samimiyetime harcamak denmez, ha
bulantı bu. kör edici apaçıklık. üzerine kafa patlattım.
onlardan farkım yok ama ben kendimin ve onların var olduğunu biliyorum.
çıplak gibi görünmek için gözlüğünü çıkarır, sonra insani özümü soymak istercesine bakan yorgun, etkileyici gözlerini bana dikerek melodik bir şekilde mırıldanırdı. insanlar var, dostum, insanlar.