Bir insan sana bir sırrını emanet etti ve sen de ona bir sırnnı emanet etmenin namusluca, doğru ve nazik bir hareket olduğunu zannediyorsun. Sen bir hoppa ve bir aptalsın. Ekseriya tatbik edildiğini gördüğün şeyi hatırla. Sivil elbise giymiş bir asker bir vatandaşın yanına oturur ve şuradan buradan konuştuktan sonra, Caesar'ın aleyhinde bulunmaya başlar. Bu açık kalbiilik karşısında yumuşayan vatandaş askerin emanet ettigi bu sırrı, sadakatına delil sayarak ona gönlünü açar, hükümdardan şikayet eder ve nihayet asker kendisinin ne oldugunu açıga vurarak, onu zindana sürükler. İşte bu, her gün raslanan bir hadisedir. Sana sırrını söyleyen
ekseriya namuslu bir adamın maskesini ve elbisesini taşır. Zaten bu emniyet degildir. Bu, boşbogazlıktır. Senin kulağına söyledigi şeyi rastgeldiğine söyler. O, delinmiş bir fıçı gibidir. Kendi sırrını saklayamadığı gibi senin sırrını da saklayamayacaktır.