Mutluluk bizim doğal halimizdir, ama olayların nasıl olması, nasıl görünmesi gerektiğiyle ilgili inanışlarımız arasında kaybolduğumuz için nasıl mutlu olunacağını unutmuşuzdur.
Tehlikeye atılmak pahasına da olsa,
kendimizi sınamanın bazen ihtiyaç duyduğumuz bir şey olduğunu göreceğiz. Yedi yıllık kıtlığın da yedi yıllık bolluk kadar önem taşıdığını, bağlantı kurmanın anlam ürettiğini, vermenin aslında
almak olduğunu göreceğiz. Kısacası, yeteri kadarının gerçekten de
yettiğini göreceğiz.
Kendi güvenlikli sitelerimizin yerleşik yabancılarıyız. İçeride olmaktan ne kadar
korkuyorsak, dışarıya çıkmaktan daha da çok korkuyoruz. Biz farkına bile varmadan, konfor bizim için bir düşmana, sığınağımız ise bir hapishaneye dönüşüyor.
...
Zordu rafa kaldırmak kırılmış bir hatırayı
Boşluğu toparladım kusur bulmayı öğrenemedim
Ziyarete gittim omzuma bıraktığın yarayı
Aldım toprağın tozunu ama tuzu gökyüzüne ekemedim.
...
Gördüm keskin bir koku gibi yayılıyor rahatın
Çok uzun sürdü üstüme sinmiş bu suçu silmek
Çatlayacak göreceksin benliğine sürdüğün atın
Kimin bedduasıydım tuttu bende bir hatayı sevmek.
Kayıp çoğu zaman bir yetişkinliğe kabul törenidir. Kayıp bizi gerçek erkek ve gerçek kadın yapar. Gerçek arkadaş ve gerçek eş. Kayıp bir geçiş törenidir. Ateşin içinden hayatın diğer tarafına.