Meğer Bir Bardak İçeceğin Arkasında Koskoca Bir Tarih Varmış
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:12
İlk duyduğumda dünya tarihinin altı içecek üzerinden anlatılması bana oldukça sıra dışı geldi. Fikir ilginçti ama açıkçası bira, şarap, kahve ya da çayın insanlık tarihini anlatabilecek kadar büyük bir role sahip olduğuna pek ihtimal vermiyordum. Kitabı bitirdiğimde ise en çok şaşırdığım nokta tam olarak bu oldu. Tom Standage, bira, şarap, damıtılmış içkiler, kahve, çay ve Coca-Cola üzerinden insanlık tarihinin farklı dönemlerine ışık tutuyor. Ancak bunu yaparken sadece içeceklerin hikâyesini anlatmıyor; ekonomi, ticaret, vergi politikaları, sömürgecilik, kültürel değişimler ve hatta dünya güç dengelerine kadar uzanan geniş bir tablo çiziyor. Bir noktadan sonra içecekler sadece bir araç hâline geliyor ve aslında dünyanın nasıl şekillendiğini okumaya başlıyorsunuz. Kitapta en çok kahve bölümü ilgimi çekti. Kahvehanelerin yalnızca insanların vakit geçirdiği yerler değil, fikirlerin dolaşıma girdiği ve tartışma kültürünün geliştiği merkezler hâline gelmesi beni gerçekten şaşırttı. Çayın ticaret savaşlarıyla olan ilişkisi ve Coca-Cola'nın Amerikan etkisinin sembollerinden birine dönüşmesi de aynı şekilde oldukça ilgi çekiciydi. Kitabın en sevdiğim yanı bunu akademik bir tarih kitabı gibi yapmaması oldu. Bilgi veriyor ama boğmuyor. Bu yüzden tarih merakı olan ama ağır akademik eserlerden hoşlanmayan okurların rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Tarih konusunda daha derin okumalar yapanlar bazı bölümleri yüzeysel bulabilir. Hatta ben bile zaman zaman "Acaba burada içecekler biraz bahane mi olmuş?" diye düşünmeden edemedim. Bazı tarihsel gelişmelerin içeceklerle bağlantısı yer yer biraz fazla vurgulanmış gibi geldi. Yine de bu durum kitabın en büyük başarısını gölgelemiyor. Çünkü kitap boyunca sürekli "Bu kadarını bilmiyordum" hissi yaşadım. Altı Bardakta Dünya Tarihi
Kitap Simyacıları
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Kırmızı Kedi Yayınları · 20241,215 okunma
10/10
·318 syf.··
2026 28. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:08
Kitapta insanlık tarihinde 6 içeceğin hem kendi tarihi ve bulunuşu hem de insanlık tarihine etkileri anlatılmış kısaca. Tabi en sonun bir de suyu eklemiş. Bu içecekler, bira, şarap, damıtılmış içkiler ( votka, viski, cin vb. gibi yüksek alkollü içkiler.), kahve, çay ve coca cola. Bunlardan ilk üçü alkollü diğerleri ise alkolsüz ama içlerinde kafein vb gibi alkol benzeri etkiler yapan maddeler var. Kahvenin Yemen'den avrupaya nasıl gidişi, bu içkilerin çağları, insanları, ekonomileri nasıl etkilediği gibi ilginç konular var. Okuyun.
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Merkez Kitap · 20151,215 okunma
Reklam
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:02
“Altı Bardakta Dünya Tarihi”, sıradan bir tarih kitabı gibi başlamıyor. Kitabı okurken kendimi sadece geçmiş olayları öğreniyormuş gibi değil, insanların günlük yaşamlarına, alışkanlıklarına ve hatta sohbetlerine tanıklık ediyormuş gibi hissettim. Tom Standage’in çay, kahve, bira, şarap, kola ve alkolsüz içecekler üzerinden dünya tarihini anlatma fikri başta bana ilginç ama biraz da sıra dışı gelmişti. Kitapta en çok hoşuma giden şey, tarihin savaşlar ve siyasi olaylardan ibaret olmadığını göstermesiydi. İnsanların ne içtiği bile toplumların ekonomik yapısını, kültürünü ve dünya üzerindeki güç dengelerini etkileyebiliyor. Özellikle kahvenin düşünce dünyasını nasıl değiştirdiğini anlatan bölümler benim için çok etkileyiciydi. Kahvehanelerin bir dönem fikir alışverişinin merkezi hâline gelmesi ve bunun bilimsel gelişmelere katkı sağlaması gerçekten dikkat çekiciydi. Dünya tarihi bu kitapta sırasıyla bira, şarap, damıtık içkiler, kahve, çay ve kola çağları olarak bölünüyor. Bu altı içki üzerinden kronolojik sırayla bir tarih anlatımı var. Her içeceğin tarihi bir imparatorluğun daha doğrusu bir uygarlık biçiminin yükselişi ve sönümlenişiyle anlatıyor. Bu birbirinden farklı içkilerin üçü alkol, üçü kafein içerse de hepsinin ortak paydası; her birinin antik dönemden bugüne kadar birçok önemli tarihsel dönemin tanımlayıcı içkisi olmasıdır. Yazarında çıkış noktası tam olarak bu olmuştur. Dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmış olduğunu görüyoruz kısaca bu içeceklere ve beraberinde de ayrıldıkları dönemlere göz atacak olursak; Bira ile başlayan tarih anlatımı şöyle, İnsanoğlunu modernlik yoluna sokan süreç, tahılın evcilleştirilmesiyle birlikte çiftçiliğin benimsenmesiyle başladı ve bu olay bundan yaklaşık on binyıl önce Yakın Doğu’da gerçekleşti.
Kitap Simyacıları
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Kırmızı Kedi Yayınları · 20241,215 okunma
7/10
·272 syf.··
2026 36. kitabı
Bir başım olsaydı, hiçbir şey düşünmezdim.. Diyen bir kazak konuşuyor kitapta sömürgeciliğin milliyetçiliklikten üstün geldiğini ve ideolojik düşünceni yok sayıp nasıl kapitalist sistemin bir parçası olduğunu anlatıyor kazak.. kitabı okurken her ne kadar kafamda sürekli ismi geçen markalara simens, coca-cola başta olmak üzere telif vermişmidir sorusu geçse de bu düşünceleri savmaya çalışarak okudum.. Beypazarının meşhur angora keçilerinin (tiftik keçileri) nasıl ingiliz heyeti tarafından kaçırıldığı II. Abdülhamid tarafından bu keçilerin yurtdışına satış yasağı getirmesine rağmen yapılması bu değerli keçilerin korunmasına yetmemiş kaçırılıp havasına uyum sağlayan Alplere , Avusturya ya götürülüp çoğaltılmışlar.. Üstelik strese girdikleri ve telef oldukları için devlet erkanınca incelemeye götürülecekken rüşvet ağının kurbanı olup 50 adedi de böylelikle yurtdışına.. gönderilmiş ve o meşhur keçilerin kalanları girdikleri stres yüzünden telef olmasına neden olmuş.. Bu kitabı okumasaydım bu bilgiyle karşılaşır mıydım bilmem ama Beypazarlı 5inci sınıftan mezun olan Fatoş'un eğitim hayatındaki dayakçı ve rüşvetçi geleneği gözler önüne sermesi ve mezun olduğu gün öğretmenine Nasrettin Hoca yı sevmediği için attığı tokatın karşılığını vermesi.. okuyarak güncel kalabileceğini kitaplardaki eski bilgilerin değişmiş olabileceği gerçeğiyle Aral gölünün eski göl olmadığı ve pamuk tarlalarının fazla sulanması nedeniyle kuruduğu bilgisiyle yüzleştiriyor sizi...
Her Şey KonuşacakMelida Tüzünoğlu · April Yayıncılık · 202546 okunma
6/10
·142 syf.··
2020 253. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2020 00:00
Sanat sever misiniz? Peki Çağdaş Sanatı? Çağımızın ürettiği sanatı “artık” sev(e)miyorum. Çok değil, 2019’da vukû bulan olay; İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan'ın ‘Komedyen’ adı verilen 'Duvara bantlanmış muz' çalışması, ABD'de bir sanat galerisinde 120 bin dolara alıcı bulmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, başka bir sanatçı tarafından muz duvardan koparılıp yendi ve hemen yerine yenisi(!) eklendi. Çağdaş sanatsızlığı kavramını 21. yüzyıl üretimine daha uygun ve yakışık buluyorum. Trajikomik! Anne Cauquelin, sanat eleştirilerini bölüm bölüm ve başlık şeklinde anlatıyor. Metnin ruhuna uygun yolla yorumlayacağım: Yazar, çağdaş sanat ve modern sanatın aynı şey olmadığını, aradaki farkı anlatacak örneklerle iddiasını kanıtlamaya çalışıyor. Hegel’in şimdi sözcüğü anlığı değil, geçmiş zamanı anlattığı örneklemesini ortaya atıyor. •Çağdaş sanatta “kırıcıların” bulunduğunu, bunların; İkisi sanatçı Marcel Duchamp, Andy Warhol, biri de sanat ticaretçisi-galerici-koleksiyoncu Leo Castelli’yi inceliyor. Duchamp, ilk ready made (hazır ürün veya madde diyebiliriz) Fontaine (Pisuvar) 1917’de imzalayarak galeride sergiler. Burada sanatın ilk üreticisi endüstriyel, ikincisi üretilen nesneyi kullanmayı tercih eden sanatçıdır. Sanatçı, hazır maddenin üretimine katkıda bulunur. Ona göre, sanatın üretilmesinde katkı değil, bulunduğu yerin önemi vardır. •Andy Warhol, Duchamp’ın izinden gider, ama yaratmış olduğu ürünün çokluğuna vurgu yapar ve onu teklilikten kurtarıp sahipliliğini kolaylaştırıyor, aynı zamanda Coca-Cola şişeleri, Campbell’s çorba kutuları, Liz Taylor ve Marilyn Monroe portreleri oldukça kitsch buluyorum. Dali gibi parayı seven bir sanatçı Warhol. •Leo Castelli, 60’lı yılların Pop Art sanatçıları, minimalizm ve kavramsal sanat sanatçılarını tanıttı. Kendisi büyük bir Art
Çağdaş SanatAnne Cauquelin · Dost Kitabevi Yayınları · 20167 okunma
7/10
·96 syf.··
2025 30. kitabı
·
1827 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2025 00:00
1904’te İspanya’nın Figueras kentinde dünyaya geldi Salvador Dali. Sürrealizm akımının temsilcilerini ve işlerini sevdiğim bir gerçek, lâkin Dali’nin İspanya’da demokratik cumhuriyetin yakılmasıyla İspanya İç Savaş’ında milliyetçi güçlere önderlik etmiş ve ülkeyi 36 yıl diktatörlük yönetmiş Francisco Franco yandaşlığı soğutucu bir gerçek. Şöyle ki, son zamanlarsa aklımı kurcalayan bir soru var: “Bir sanat yapıtını veya herhangi işini beğendiğimiz birisini, kendisini ve işlerini yaptıklarından bağımsız mı değerlendirmek gerekiyor?” Sanatı kişiden nasıl ayırıp da sevebilmeli?Aklımda deli sorular. Söz konusu sanat tarihi olunca, eserleriyle hatırlamaya çalışıyorum elbette. Andy Warhol gibi parayı ve şöhreti seven bi’ isimdi Dali. Breton ona Avida Dollars demişti. Sanatçı, Paris’teki gerçeküstücülerin arasına katıldı ve daha sonra çok kötü tartışarak -özellikle Andre Breton’la- gruptan atıldı. 1929’da yaptığı “Hazin Oyun” eseri, gerçeküstücüleri sinirlendirmek ve dikkatleri çekmek için, bir adamı iç çamaşırından dışkı fışkırırken gösterdiğinden, koprofili ile suçlanmış. Koprofili: “Dışkı ya da dışkılayan insan görmekten cinsel zevk alma eğilimi.” Sanatçı, daima çalışmalarında “skatolojik” eğilimlerin kendisini gösterme biçimi olduğunu söylemiş. Dali’nin eserlerinde “ekmek, nar, yumurta, çöl, fil” gibi mühim unsurlar yer almakta. Özellikle yumurta doğum öncesi imgeler ve dölyatağıyla ilişkilendirir. Eriyen saatler, masalar ve diğer nesneler ise “Camembert” peyniriyle ilgili bir düşten kaynaklanan rüyadan gelmektedir ve saatler kısmı ise, Amerikan kültüründe sürekli saate bakan ve onun katılığına yumuşatma isteğinin eleştirisi bulunuyor. Hollywood yıldızı Mia West’in dudaklarından, dudak şeklinde divan, aynı şekilde tabloda kullandı. 1943’te resmettiği Amerika’nın Şiiri
DaliGilles Neret · Abc Yayın Grubu · 200511 okunma
Reklam
Reklam