7/10
·300 syf.··
2019 58. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2019 00:00
Didier Nourrisson’ın Sigaranın Kültürel Tarihi, aslında kamu spotu gibi duran bir sosyal kültür/sanat kitabı. İçeriğini inceleyip ve sigaranın sanat tarihinde konumunu da bolca ele aldığını görünce almıştım. Sigaranın ne kadar zararlı ve nelere yol açtığını toplumsal yaşamımızda farkındayız zaten, o yüzden size bildiklerinizi değil, bilmediklerinizi yazmam mantıklı, faydalı geliyor. Sigaranın, ilk olarak 1492’de Kristof Colomb ve kendisi kadar işe yaramaz tayfasıyla Hindistan sandığı Amerikan yerlilerin ağzında görünce, “günlüğünde yerliler ağızlarında yanmış çubuk taşıyor,” şeklinde yazacaktı. Bunu devam ettirecek olan Hernan Cortes ise, Meksika’da Küba adasını 1519’da işgal etmiş ve hemen hemen aynı şeyleri yazacaktı. Sigaranın sigara olarak ortaya ilk çıkışı ve ismini de İspanya’da alacaktı. Sigaranın karikatürist afişlerine geçişi ve ressamların tuvallerinde yer edinmesi ünlü çizer Paul Gavarin’le ortaya çıkmıştır. 1794’te Buhar Makinesini icat eden James Watt’ın yaşadığı dönem, aynı zamanda sigaranın toplumsal yaşama yavaş yavaş alışkanlığının simgesidir. Dumanın hakimiyet yılları 18. Yüzyılda, makine icatlarından sonra sigara içicilerin manzaraları ressamların fırçalarına konu olmuştur. Monet’nin ölümsüzleştirdiği Saint-Lazare Garı’nın tablosu (The Gare-Saint Lazare), Caillebotte’un beyazlar ve yağmur damlarıyla kaplı meydan resimleri (Rain Day, Paris), Manet’nin şeker beyazına çalan hafif bulanık ve flu efektli beyaz elbiselerine (Kırda Öğle Yemeği), yine Monet’nin birçok kez çizerek serileştirdiği Nilüferler ve Van Gogh’un köy yaşamına sinen is kokusu ve izleri... Edebiyat alınında ise, kadının sigara içerek, toplumsal yaşamdaki hakkının erkekle denk sayılabileceği düşüncesi yer alıyordu. Sigara imgesi, kız erkekler kavramını doğurmuştu. Bunların öncülerinde
Sigaranın Kültürel TarihiDidier Nourrisson · Sel Yayıncılık · 20179 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 20:45
Ya olmasaydı? Galeano’dan sonra okuduğum en güzel kadın hikâyeleri bulunan kitap. Döneminin en güçlüleri, sivrileri, meydan okuyanları ve tarihe öncülük eden kadınları. Her biri kendine güvenip bildiği yolu seçmiş. Sanatta, bilimde, sağlıkta ve birçok alanda, birçok karara cesurca atılan, umudunu kaybetmeyen Frida, Simone, Prenses Diana, Coco Chanel ve 16 ikonik kadın daha. İyi ki vardılar, var oldular. Okuyun, en azından çapraz okumalarınıza dahil edin.
1000Kitap
Kadınlar OlmasaydıGözde İrem Yükselen · Masa Kitap · 202512 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
sarah jio nun eşinden ayrılma süreci ve yazarlığa adım atma sürecini içeren ve içinde güzel tarifleri olan bir kitap (tarifleri denemedim bilmiyorum) Bu kitap için tam olarak otobiyografi diyemem..Sebebi sadece boşanma ve sonrasında kitap çıkarma vede nasıl kitap yazdığı hakkında bilgi vermiş. Bunun dışında kitap çıkarmak isteyenler içinde bilgiler vermiş.. Kitapda bulunan güzel sözler.. Taylor Swift: “Sonunda arkanızda olanlar kız arkadaşlarınızdır. Onlardan biriyle görüşün. Ayrıca zamparalardan da uzak durun.” Elizabeth Taylor: “Evet, kalp kırıklıklarım oldu ve yine olacak. Ama benim elmaslarım var. Bir kadın her zaman kendine elmas alabilir. Ve aşk kalbinizi katılaştıramayacak kadar güzel bir şeydir. Onları affet canım ve yeniden sev.” Dolly Parton: “Şekerim, git saçını yap. Biraz maskara sür ve doğru hissettiğinde evet de. Ama sana kraliçe gibi davranmasını sağla (zaten öylesin).” Whitney Houston: “Kızım, sadece dans et! Eğer seninle dans etmek istemezse de sen gene de dans et.” Maya Angelou: “Asla bir erkeğin hayatını belirlemesine izin verme. Kendi davulunun ritmiyle yaşa.” Adele: “Ona nasıl hissettiğini bütün çıplaklığıyla anlat. Doğrularını konuşmaktan korkma. Ne kadar hassassan o kadar güçlüsündür.” Betty White: “Sadece eğlen. Biraz çikolata ye. Kendini o kadar ciddiye alma.”
Acı Tatlı Hayat HikayemSarah Jio · Pena Yayınları · 2020420 okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2025 5. kitabı
2 yasindaki kizimin en sevdigi kitaplardan biri. coco chanel Ile basladigimiz kucuk insanlar buyuk insanlar serisine diger guzel kitabi. Bu degerli insanlari tanimak icin giris kitabi denebilir. Ilustrasyonlar harika her cocuk okumali
Audrey HepburnMaria Isabel Sanchez Vegara · Martı Çocuk Yayınları · 201842 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2024 66. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2024 11:06
Coco Chanel Moda Geçer Stil Kalır / Zeynep Tütüncü Güngör Merhaba güzel arkadaşlarım, Biyografı okumayı sever misiniz? Ben çok severim.? Hiç merak ettiniz mi peki "Coco Chanel kim?" Neler yaptı nelere imza attı? Chanel markasını hemen hemen hepimiz biliyoruz. Ya geçmişini biliyor muyuz? Ben bilmiyordum doğrusunu isterseniz. 19 Ağustos 1883 yılında asıl adı "Gabrielle Bonheur Chanel" olan Coco fakir bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir fakat çevresindeki herkese zengin bir ailenin çocuğu olduğunu söyleyerek ikna etmeye çalışır. Talihsizliklerle başladığı hayatına gösterişli, ışıltılı ve kalabalık bir dünyada devam etti Coco Chanel… Elinden hiç düşürmediği makasıyla modaya, kadına ve özgürlüğe yön verdi. Kıyafette ve 20. yüzyıl kadın stilinde bir devrim yarattı. Onun hedefi sıradan bir terzi olmak değil yüzyıllarca adını taşıyacak ve özgür kadın imajına hitap edecek bir marka yaratmaktı. Bunu başarmak için verdiği mücadelede hiç pes etmedi, hiç yorulmadı, sadece çalıştı. Coco Chanel’in ilham veren çalkantılı ve moda tarihini değiştiren kararlara imza attığı yaşam öyküsünü soluksuz okuyacaksınız. "Hayatının acı hatıralarını saklamayı, olduğundan farklı, belki de daha iyi olduğunu düşündüğü şekilde göstermeyi hep sevdi." "Bazı insanlar lüksün fakirliğin karşıtı olduğunu düşünüyor. Oysa lüks, bayağılığın karşıtıdır." "Coco Chanel, bugün dahi birçok kadının, hatta birçok kişinin cesaret edemeyeceği şekilde tek başına yola çıktı. Ekonomik anlamda destek bulsa da kararlarını her zaman tek başına verdi." “Kendimin patronuyum ve sadece kendime bağlıyım.” “Elbette aradığım buydu! Hedefim var olmayan bir stil yaratmaktı.” "Siyah, etrafındaki diğer bütün renkleri yok eder. O yüzden bugün hâlâ çok güçlü." “Kadınlar sadece renkleri düşünüyor, o yüzden renksizlik hiç
Coco Chanel Moda Geçer Stil KalırZeynep Tütüncü Güngör · Destek Yayınları · 2020259 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2024 13. kitabı
GÖSTERİŞ: KADINLAR, TARİH, FEMİNİZM / CAROL DYHOUSE İndirimde görüp, adı ve kapağı ilgimi çektiği için almıştım, uzun süredir okunmayı bekliyordu. Mart ayı gelince 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için okunacak en uygun kitaplardan biri diyerek okudum. Carol Dyhouse, sosyal tarihçi, Sussex Üniversitesi'nde tarih profesörüdür. Dyhouse çalışmalarını özellikle toplumsal cinsiyet alanında yoğunlaştıran önemli bir araştırmacılardandır. 2010 yılında yayınlanan 'Gösteriş: Kadınlar, Tarih, Feminizm' incelemeleri sonucunda yazdığı kitabıdır. Dyhouse'un araştırmaları, eğitim ve cinsiyet temalarıyla, 19. ve 20. yüzyıl Britanya'sında kadınların yaşam biçimlerine odaklanır. Dyhouse, dikkatini kadınlığın, kadın bedeninin kamusal alanda sergilenmesine çeviriyor. Kadın kimliğinin tarihsel gelişiminin incelerken, tüketim çağı kültürüne de odaklanıyor (ahhh bu tüketim çılgınlığı). Dyhouse çalışmaları sırasında; alışılagelmiş literatür araştırması dışında; dönemin moda dergilerini okuyor, Hollywood filmlerini izliyor, tekstil müzelerine gidiyor, popüler kişilerin hayat hikayelerini araştırıyor, parfüm isimlerindeki sembolleri anlamlandırıyor. Dyhouse okura kadını vurgulayan farklı bir tarih sunarken kışkırtıcı bir soruyu da gündeme getiriyor: “Gösteriş” kadınların ataerkil düzene sakince boyun eğmesi midir, yoksa tam tersine bu düzeni kendi silahıyla vurarak erkek egemen sisteme bir meydan okuması mıdır? Öncelikle kitabın adı ile başlayalım, giriş bölümünde de bu konudan bahsedilmekte. 'Gösteriş' kelimesi "glamour" kavramının karşılığı olarak kullanılıyor. Tarihsel süreçte bu kavramın karşılığı da değişmekte, kayma gösteren bir kavram. İlk kullanıldığı 19. yüzyılda büyücülüğe ya da sihirli cazibeye karşılık geliyormuş. 1930'lar - 1950'ler arasında ise Hollywood ile
GösterişCarol Dyhouse · Can Yayınları · 201571 okunma