Giyotin giderken bile aylımı unuttum diye ayarlamaya kalkabilirdi annem beni. Annem beni dünyanın selim bir yer olduğuna ve beni dünyaya getirmekte haklı olduğuna inandırmak için hiçbir fırsatı kaçırmazdı.
Çalışmanın ve soğuğun zorlaması ortadan kalkar kalkmaz, bu mengene bir an için olsun gevşediğinde, beyaz adamların açığa çıkardıkları şey, sular çekildiğinde deniz kıyısının neşesinden artakalanlarla birdir; yani gerçeğin ta kendisi, pis kokulu bataklıktan, yengeçler, leş ve bok.
Her şey, gerçeği bu yerlerden uzak tutma çabaları içinde sürüp gidiyor; oysa o yine bir yolunu bulup tek tek herkes için ağlamak üzere geri geliyor; yani ne yaparsak yapalım, içki de içsek, hem de hala mürekkep kadar koyu kırmızı şarap bile içsek, gökyüzü orada hala aynı gökyüzü, kenar mahallelerin dumanlarının üstüne bir büyük bataklık gibiiyice kapanmış.