Biz aşağıdayız, sintinede, anamız ağlıyor, leş gibiyiz, t.şaklarımızdan ter damlıyor, işte bu kadar! Yukarıdaki güvertede ise efendiler, gölgede, pembe yanaklı, parfüm kokularını havaya salmış güzel kadınları kucaklarına oturtmuş, keyif çatıyorlar. Derken bizi güverteye çağırıyorlar. Sonra dilimdir şapkalarımı kafalarına geçirip başlıyorlar bize sıkı bir zılgıt çekmeye: "Leş sürüsü, savaş çıktı!" diye böğürüyorlar. 2 No 'lu Vatandaki pisliklerin gemisine saldıracağız, kafalarını uçuracağız! Haydi! Ne lazımsa gemide var! Hep bir ağızdan! Önce hep beraber "Yaşasın 1 Nolu Vatan!" diye avazınız çıktığı kadar bağırın bakalım, yer gök inlesin.Sesiniz ta uzaklardan duyulsun! En sıkı bağırama hem madalya hem de yüce İsa'nın vaftiz şekerinden vereceğiz! Ulan ne duruyorsunuz!
Vecihi Hürkuş'un hatıralarında Büyük Harp 'in başlarından 1960 'lara uzanan bir yakın tarih okuması var. Önce özellikle İnönü Muharebeleri, Sakarya ve Büyük Taarruz 'dan adeta film sahneleri sıralıyor dimağınıza, sonra türlü zorluklar ve engellerle mücadele ederek hayallerinin peşinden koşan bir idealistin hayatını..Hiçbir başarının cezasız kalmayacağı topraklarda havacılık idealine ömrünü adamış bir şahsiyetin hayatı..Akıcı bir dil ve maksadının dışına çıkmamak için azami gayret gösteren bir planla hazırlanmış, kesinlikle okunması gereken bir hatırat..