Halifeler Köyü

·
Okunma
·
Beğeni
·
439
Gösterim
Adı:
Halifeler Köyü
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
250
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051711560
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Yalnızlıkla olgunlaşmış dürüst bir Kadı, 1844 yılında, Kütahya'nın ilçelerinin Temettüat Tahrir Defteri'ni doldurmak için Nüfus Sayım Katibi ve askerlerle yola çıkar. Rakamlar insanların aynası olmalı ki Devlet-i Aliyye vergisini almalı, halk kulluğunu tamamlamalıdır. Köy köy dolaşılır canlı cansız her şey rakamlaştırılarak var edilir. M. Altar Kaplan, Halifeler Köyü'nde, kimi zaman bir ağacı, kimi zaman bir köpeği konuşturarak öyküsüne sıradışı bir bakış açısı katıyor.

"Aristo sürgüne gönderildi. Sokrates baldıran içmek zorunda bırakıldı. Niceleri yargılanıp öldürüldü. Bütün bunlar rezil, bön halk tarafından, akıl, erdem yönünden üstün sayılmış oldukları içindi. Zenginlik yüzünden ezilmiş olan köylüler, servetlerdeki müsaviliği fikredeceklerine mecnun gibi servet peşinde koşuyorlar."
250 syf.
·8/10 puan
1844 Osmanlı Dönemi...
Vergi düzenlemeleri...
Kütahya ve ilçeleri...
Köylerde sayım...
Temettuat defterini doldurmakla görevlendirilen bir Kadı, nüfus sayım katibi ve askerler..
Rakamlar rakamlar..
.
Dönem özellikleri çok güzel yansıtılmış.
Kadı'nın, muhtarın karısının, Subaşı'nın hatta canlı cansız birçok açıdan olaylara dair düşünceler...
Konu genel itibariyle düşüncelerle ilerliyor.
Altar Bey'in kalemini diğer iki kitabında da okul sevmiştim.
Yine severek okudum, farklı tatta bir kitap olmuş.
.
Tarihi dönem romanları sevenlere tavsiyemdir
250 syf.
·Beğendi·7/10 puan
yazar bu kitabında bizleri Osmanlı İmparatorluğu dönemine götürüyor ki ben dönem romanları okumayı çok severim o yüzden de kitaba yapıştım diyebilirim. Tabi İskenderun'daki aşırı nemli havanın da yapışmama etkisi olduğu söylenebilir genel anlamda kitabı sevsem de yer yer betimlemelerin beni yorduğunu söyleyebilirim. Bazı yerlerde de verilen bilgilerin fazlalığı konuda kopmama sebep oldu evet. Yani o döneme ışınlansam çok rahat bir kadı olurdum bu kitabı okuduktan sonra evet bu size söylediğim fazla bilgi olayına olumsuz baktığım nokta ama baktığım diğer pencerede yazara hayran kaldım diyebilirim. Romanda işlediği konuya bu kadar hakim olması ve size o dönemi olduğu gibi yaşatması, o dönemdeki köy yaşantısına ve insanların birbirleriyle olan ilişkisinine sizi bu kadar hakim kılması takdir edilesi yazarla tanışmanızı ve onun bi bilgi hazinesinden yararlanmanızı tavsiye ediyorum millet
250 syf.
·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim.
.
.
Yazarımızın birçok kitabını severek okudum.Kitapda ilgimi çeken osmanlıca kelimeler oldu daha önce osmanlıcaya merak salmıştım.O yüzden osmanlıca kelimelere aşınaydım.Okurken hiç zorlanmadım.
.
.
Kitap Osmanlı döneminde vergi düzenlemesi yapıldığı zamandalarda kadı ve yardımcısı olan katibin başından geçenleri anlatıyor.Güzel bir kitapdı kaleminiz daim olsun
250 syf.
·2 günde·Puan vermedi
✔Merhaba arkadaşlar Bugün sizlere Altar Kaplan kaleminden okuduğum üçüncü kitap Halifeler Köyü ile geldim. Köyden bahsetmeden önce isterseniz kitabın girişiyle bir bağlantı kuralım.
✔Sunuş kısmında tezini tamamlamak için uğraşan bir yüksek lisans öğrencimiz var. Bu kişi Kütahya'daki bazı kasabaların tutulduğu Temettüat yani varlık ve vergi kayıtlarını içeren bu defteri Türkçe'ye çeviriyordu. Ama 6 köyün defterini bulamadı.
✔Kitabımız bu 6 köyden bahsediyor ama özellikle Halifeler köyünden. Kitap 3 bölümden oluşuyor. Önceki Gün, O hafta ve Sonraki Gün. Önceki günde Halifeler Köyü'ne gitmeden önceki uğradığı köylerden bahsediyor. O haftaya geldiğimizde ise Halifeler Köyü'nde tuttuğu kayıtları, o defterleri tutan Kadı' nın aşık oluşunu,  o defterlerin kayboluşunu ve nasıl bulunduğunu, bulunduğunda ne halde olduklarından bahsediyor. Bunlardan bahsederken bir yandan da kısa kısa muhtarın, çobanın ve bir sürü kişinin hayatına değiniliyor. Ağacın, köpeğin, atın düşünceleri dile getiriliyor. Sonraki günde ise köyden ayrıldıktan sonra olanları anlatıyor.
✔Peki bu defterlere ne oldu? Kadı ne oldu da defterleri kaybetti? Aşık olmak işini yapmaya engel mi?
✔Bazı yerlerde Arapça veya Osmanlıca kelimeler beni okurken zorlasa da kitabı genel olarak beğendim. Tarihi bir hikaye anlatılmış. Bu tarz olay örgüsünü beğeniyorsanız buyurun okumaya
250 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Osmanlı döneminde vergi düzenlemeleri için köylerde sayım yapılması ana ekseninde gezinen güzel bir roman.Yazar o dönemi Kadı'nın Subaşı'nın ,muhtarın karısının gözünden anlatmakla yetinmiyor,atları köpekleri ağaçları da bu sohbetlere dahil ediyor.Farklı tatta bazen gülümseten bazen "hımm"hımlatan iyi bir roman.
250 syf.
·3 günde·Puan vermedi
1844 yılında; Osmanlı döneminde tanzimatın ilanından 5 yıl sonra, Anadolu’nun ücra bir köşesine, (kütahya’nın gediz, emet ve örencik ilçelerine) bölgeye ilişkin sosyo-ekonomik verileri (sahip olunan menkul ve gayrimenkul malları) sayıp tespit edip temettuat defteri denilen tutukları defterlere yazarak derlemek üzere görevlendirilen bir kadı ve onun himayesinde çalışan iki kâtibin başında geçen bir hikâyeyi okuyoruz.
Kitap boyunca bir yandan dönemin sosyo-ekonomik olaylarını gözlemlememizin yanı sıra diğer taraftan karakterlerimizin, özellikle kadı’nın gelişen olaylar karşısında kendi öznel durumundaki (aşk, umut, hayal kırıklığı, korku gibi insani duygular) değişiklikleri izliyoruz.Aynı zamanda romanda ki diğer karakterlerin beklentilerinin de aynı kadı ve yardımcılarının görevleri boyunca bölge içerisinde adeta bir hilal çizer gibi kat ettikleri, önlerinde kıvırılıp akan yollara nispet edercesine zamanın cenderesinde nasıl değiştiğini görmekteyiz. romanı okurken bu yol imgesi devamlı zihnimizi gıdıklamakta…
bu bağlamda romanın temel motifi acaba lao tzu, “bir çömlek kilden yapılır ama içindeki boşluktur onu anlamlı kılan,” derken aslında insan da kendi boşluğuyla yaşamayı bilmelidir mi demek istemişti? sorusu etrafında döner durur.
250 syf.
·Puan vermedi
Daha önce yazarın iki kitabıyla tanışıp kalemini çok sevmiştim. Diğer kitaplarını da merak ediyordum nasipte okumak varmış. Tarihi ve sosyolojik bir kitap olup kitabın en başında kitapla alakalı bilgilendirme yapılıyor yüksek lisans sırasında Kütahya civarında Osmanlı köylerini incelerken 6 tane köyün sayım defterinin bulunamamasıyla hikaye başlıyor. Yazarın bu kitabında da kalemi akıcı Osmanlıca cümleler kurulmuş biraz onları okurken zorlandım aslında tarih kitaplarını okumayı pek sevmiyoru ama güzel bir araştırma sonucu yazılmış olan kitabı elimden bırakamadım.
۰
Kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; Osmanlı döneminde vergi düzenlemeleri için köylerde sayım yapılmasını anlatan Kadının subaşının muhtarın karısının gözünden yaşadıklarını bize aktarıyor hatta yetmezmiş gibi canlı cansız her şeyi rakamsallaştıran Halifeler köyünde kimi zaman ağacı kimi zaman bir köpeği konuşturarak kitaba sıra dışı bir bakış açısı katıyor.
250 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Sizlere kalemini çok sevdiğim bir yazarın kitap yorumu ile geldim...
Kitabımız Osmanlı döneminde geçiyor. Dili akıcı ve güzel sadece sonlara doğru bir kısa bölümde bilmediğim kelimeler vardı. Acaba ne diyor dedim.
Okurken aklıma nedense ben çocukken yapılan nüfus sayımları geldi. Sokağa çıkılmazdı o gün. Memurlar gelip gittikten sonra ise yollara çıkar top oynardık
Neyse ben anılarıma giriş yapmayayım.
Osmanlı zamanında Kütahya'nın köylerinde öşür ve vergi toplamak için yapılan sayımları kaydetmek üzere gönderilen bir Kadı'nın yaşadıklarından oluşuyor.
Kadı ilk başlarda olan köylerden görevini bir an önce yapıp hızlıca giderken Halifeler Köyüne gelince zamanını uzatmaya çabalar.
Bu köyde olan karakterlere yer vermiş yazarımız kitapta ağaç ve hayvanları da konuşturmuş bu kısımları çok sevdim.
Kadının yaptığı sayımları kaydetme işine o zaman temettüat kayıtları deniyormuş.
Bazı bölümlerin sonunda da bu defterden sayfalara yer verilmiş.
Okumanızı tavsiye ederim...
250 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Osmanlı döneminde, Anadolu da bölgedeki insanların ellerindeki mal varlığını tespit eden kayda alan Kadı ve yanındaki katiplerin başlarından geçen olayların anlatıldığı bir kitap.

Yazarın çok yoğun Bilgi birikimi ile bu kitabı yazdığını düşünüyorum çünkü hikaye karakterle, konu ile sınırlı kalmadan dönemi yansıtan tüm detaylarla aktarılıyor. Daha doğrusu içeriğe yedirilmiş çok güzel bilgiler var.

Her kitabı ile ne kadar usta bir kalem olduğu açık bir şekilde belli olan bir yazarın kitap önerisidir bu arkadaşlar.
Tanıtım değil öneridir.
Mutlaka kitaplığınızda olmalı
O dilenci değil sadaka veren falan kişi de olsa yoksulluğu ortağı olarak karşılıyordu. Gerçekten insanlar her şeyde, her şey için ortak olamıyorlardı, o dilencinin çaresizliği ve utancı, kendisiyle üleşmeye yanaşmayan insanlar yüzünden değil miydi?
Altar Kaplan
Sayfa 110 - Alfa Yayınları
Camideki ibadetler, zenginler ve imam, müezzin gibi din adamlarınındı, üç öğün yemek yine zenginlere aitti. Hava kararınca oturmak, eğlenceler yapmak da zenginlerindi; çünkü onların mumları ve kandilleri vardı, hayatlarını ezan vakitlerine göre ayarlayan fakirler ise yatsı namazından sonra erkenden yatıp uyurlardı.
Altar Kaplan
Sayfa 41 - Alfa kitap. 1.Baskı
Din, inanma ihtiyacı ve ritellerine sıkı sıkta bağlılık, taşrada şehirdem daha fazlaydı. Belki de fakir halk yığınları, yaşam koşullarının bin bir derdine ve zorluğuna katlanmak için din tesellisinden, ÖTEKİ DÜNYADA ÖDÜLLENDİRME BEKLENTİSİNDEN DAHA KOLAY İLAÇ BULAMIYORDU. Aynı zamanda bu dini ibadetler yeri doldurulamaz bir meşgaleydi onlar için.
Altar Kaplan
Sayfa 100 - ALFA YAYINLARI
Gavurlara göre yuva ocakta yanan ateş ve seni ısıtan yerdir, üşümeyeceğin tel yerdir. Bizim için yuva diye bir şey yoktur. Bizden biriyle olduğumuz zaman, birbirimizle olduğumuz her yer bizim için yuvadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Halifeler Köyü
Baskı tarihi:
Kasım 2015
Sayfa sayısı:
250
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051711560
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayıncılık
Yalnızlıkla olgunlaşmış dürüst bir Kadı, 1844 yılında, Kütahya'nın ilçelerinin Temettüat Tahrir Defteri'ni doldurmak için Nüfus Sayım Katibi ve askerlerle yola çıkar. Rakamlar insanların aynası olmalı ki Devlet-i Aliyye vergisini almalı, halk kulluğunu tamamlamalıdır. Köy köy dolaşılır canlı cansız her şey rakamlaştırılarak var edilir. M. Altar Kaplan, Halifeler Köyü'nde, kimi zaman bir ağacı, kimi zaman bir köpeği konuşturarak öyküsüne sıradışı bir bakış açısı katıyor.

"Aristo sürgüne gönderildi. Sokrates baldıran içmek zorunda bırakıldı. Niceleri yargılanıp öldürüldü. Bütün bunlar rezil, bön halk tarafından, akıl, erdem yönünden üstün sayılmış oldukları içindi. Zenginlik yüzünden ezilmiş olan köylüler, servetlerdeki müsaviliği fikredeceklerine mecnun gibi servet peşinde koşuyorlar."

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Berksu Güven
  • Rhovanion
  • Alp Akay
  • Duygu Deniz Karabal
  • KÜBRA NUR BAŞCIL
  • hemsire books
  • Okuyanannevehobileri
  • Nora'nın  Kitaplığı
  • gizemin_kitapligi
  • Cüneyt Canver Turhan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (5)
9
%0
8
%23.1 (3)
7
%23.1 (3)
6
%15.4 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0