Kitaptan Kalanlar: İmmortal/Ölümsüz bir eser – Gani Müjde
9/10
·136 syf.··
2026 16. kitabı
Kitaptan Kalanlar İmmortal/Ölümsüz bir eser – Gani Müjde Bu kitap roman değil. Bir zihnin içinden geçen filtresiz, rahatsız edici, yer yer zekice ve acımasız bir anlatı. İtiraf etmeliyim… Kitabın başında “bu ne?” diye sordum kendime. Hatta Remzi Kitabevi’nde sohbet ettiğim ve bana bu kitabı öneren hanımefendiye içimden hafifçe kızdım. Ama… Kitabın ortalarına geldiğimde, zekice yapılan taşlamalara ve benzetmelere yüksek sesle gülmeye başladım. Neyse ki Books & Coffee yabancı bir yer değil… Herkes kendi halinde Okurken bazı yerlerde durup düşündüm: Gülünen şey gerçekten komik mi, yoksa fazla gerçek olduğu için mi gülüyorum? Satır aralarında dolaşan şey bir hikâye değil, bir toplumun aynası. Ve en çarpıcısı: İlk başta “boş” sandığım her şey, fazlasıyla gerçek… ve dolu. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
İmmortalGani Müjde · Alfa Yayınları · 202530 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 121. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 04:15
Acı Kahve (Black Coffee), Agatha Christie’nin klasik “kapalı oda” polisiyesinin tüm özelliklerini taşıyan, Hercule Poirot’nun psikolojik çözümleme gücünü öne çıkaran bir eserdir. Eser, Christie’nin Poirot evrenine yaptığı “hoş bir katkı” olarak değerlendirilir; kapalı oda atmosferi, psikolojik çözümlemeler ve sürpriz finaliyle öne çıkar. Eserden alintilar, eserin hem karanlık mizahını hem de insan doğasına dair keskin gözlemlerini yansıtır.
Agatha Christie
Acı KahveAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202511,5bin okunma
Reklam
Dolunay Kafesi
Puan vermedi·240 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 22:35
Açıkcası bu kitabın Türkiye'de bu kadar az kişi tarafından okunması gerçekten beni çok üzdü. Başta çocuk kitabı gibi görünse de yetişkinlerin de çocuklarında anlayabileceği derin mesajlar var. Huzur bulmak için, mutlu olmak için yardım isteyen herkese öneririm... Kitabı okurken hissettiğim o sakinlik ve her bölümden sonra o bölümden anladıklarım benim dünyaya ve etrafımdaki şeylere bakış açımı değiştirmemi sağladı. Burçlara ilgisi olan biri değilim ancak okurken anladım ki kitap burçlar hakkında gibi görünse ve yüzeysel olarak burçlara değinilse de çıkarabileceğimiz dersler, farkına varabileceğimiz şeyler, anlayışlarımızı değiştirebilecek çok fazla unsur ve söz var. Umarım bu yorumlamam bir kişinin bile olsa karşısına çıkar ve bu kitabı alıp okumaya ikna eder... Kitabın ingilizce basımını okudum, türkçesi var mı bilmiyorum ancak varsa alıp okumanızı şiddetle öneririm.
The Full Moon Coffee ShopMai Mochizuki · Ballantine Books · 202420 okunma
9/10
·240 syf.··
2026 103. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 18:20
As the fourth installment in Kawaguchi’s renowned series, Before We Say Goodbye offers a familiar yet profoundly moving structure. For those who have journeyed through the previous books, the narrative pattern remains consistent: a small, subterranean cafe in Tokyo, a set of unyielding rules, and a steaming cup of coffee that acts as a bridge between the present and the past. There is an undeniable aesthetic harmony in reading this book during rainy weather. The sound of the rain outside mirrors the quiet, introspective atmosphere of the Funiculi Funicula cafe. To truly appreciate this story, one needs nothing more than a quiet corner, a warm cup of coffee, and the luxury of time. At its core, the series continues to pose the same existential question: "If you could go back in time, knowing you cannot change the present, who would you choose to meet?" While some might see the repetition as a flaw, I see it as a meditative ritual. Ultimately, I would define this work as a poignant chronicle of grief. It explores the weight of things left unsaid and the quiet strength required to finally let go. It reminds us that while we cannot rewrite our history, we can always choose to change how we carry our memories into the future.
Before We Say GoodbyeToshikazu Kawaguchi · Hanover Square Press · 2023630 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 09:43
#okudumbitti Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatıp öylece uzaklara dalarsınız... Kahve Soğumadan Önce tam olarak o hissi bıraktı bende. Tokyo’nun ara sokaklarında, zamanın sanki farklı aktığı küçücük bir kafe hayal edin. Orada bir sandalye var ki; size geçmişe gitme şansı sunuyor. Ama kuralları o kadar naif ve bir o kadar sarsıcı ki... En önemlisi şu: Ne yaparsanız yapın bugünü değiştiremiyorsunuz ve kahveniz soğumadan geri dönmek zorundasınız. Okurken kendime şunu sordum: Sonucu değiştiremeyeceğimi bilsem bile, sadece o "an"ı tekrar yaşamak ya da içimde kalan o tek cümleyi söylemek için o sandalyeye oturur muydun? Kitap, büyük olaylardan ziyade kalbe dokunan o ince sızılara, pişmanlıklara ve aslında bizi biz yapan o küçük anlara odaklanıyor. Spoiler vermeden söyleyebileceğim tek şey; bitirdiğinizde elinizdeki kahveye ve sevdiklerinize çok daha başka bir gözle bakacaksınız. İçinizi ısıtacak, sakin ama derin bir yolculuk arıyorsanız bu kitap tam size göre.
Before the Coffee Gets ColdToshikazu Kawaguchi · Picador Publishing · 201910bin okunma
4/10
·400 syf.··
2026 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 09:20
Kore edebiyatıyla ilk tanışmam bu kitap sayesinde oldu. K-Drama konusunda birçok deneyimim olmuştu; yine de karakterleri oturtmak tahmin ettiğimden zor geldi. İsimler, ilişkiler, kimin kiminle arkadaş, kimin kiminle akraba olduğunu falan hepsini kafama yerleştirene kadar epey zaman geçti. Bu yüzden okurken dizinin ilk birkaç bölümünü de izledim; bir nevi rehber olarak kullandım. Dizi için de şunu diyebilirim ki yapım, kitaba son derece sadık kalmış. İsteksizce başladım yalan yok. İlk sayfalarda hiçbir şey içime sinmiyordu, neden bu kitabı açtım diye kendime kızdım. Hatta 1 puan bile vermeyi düşündüm. Ama bitirince ise geç başladığıma yandım. Kitap kısaca şunu anlatıyor: İki başkarakter, iki ayrı hayat; zengin oğlan, fakir kız. Bir yanda fiziksel görünümüyle erkeklere benzeyen ve toplum tarafından da öyle kabul gören kızımızın bu kimlikle verdiği içsel savaşlar ve gündelik hayatı anlatıldı , öte yanda zengin erkeğimizin aile şirketi başına geçmemek için babaannesinin teklifi olan kahve dükkanı Coffee Prince'i büyütmeye çalışmasını ele alıyor, gerisi klişe zaten. Klişe demişken... Bir K-Drama'nın barındırabileceği her klişeyi bulabilirsiniz bu kitapta. Ve bunu söylerken abartmıyorum. Evlatlık meselesi var, şirket varisi var, patron-çalışan aşkı var... Yoldan birini çevirip senarist veya yazar yapsaydık, büyük ihtimalle aynı hikâyeyi yazardı. Ama şunu da söylemek lazım klişe olduğunu bile bile okutmaya devam etmişse, o kadar da kötü değildir, ki zaten okurken aşırı bağlandım. Kore güzellik standartlarının dayatması ise okurken aldığım tek not oldu. Erkekler için 173 cm'nin "kısanın da kısası" sayılması ve adem elması övgüsünün sürekli gündeme gelmesi rahatsız edici geldi. Yarası olan gocunur derler. Sonuç olarak: İsteksizce açılan ama biteceği için gözlerimi
1000Kitap
Kahve PrensiSun-mi Lee · Olimpos Yayınları · 201965 okunma
Reklam
Reklam