Uyku metaforu psişik bilinçsizlik haline de işaret edebilir ama yaratma ve yenilenmeyi simgelemektedir aslında. Uyku yeniden doğumun simgesidir. Yaratılış mitlerinnde, bir süreliğine bir dönüşüm meydana gelirken, ruhlar uymaya giderler çünkü uykuda yeniden yaratılırız, yenileniririz.
Sezgiyi akılcı bir temeli olmayan, yanlış Sonuçlara götüren bir yetenek olarak tanımlamak yerine, gerçekte ruh sesinin konuşması olarak tanımlamak daha doğrudur. Sezgi, gidilecek doğrultular arasında en çok işe yarayanları hisseder. Benliği koruma gücüne sahiptir, altta yatan motifleri ve niyetleri anlar ve psişede en az düzeyde parçalanmaya yol açacak olanları seçer.
Yeteneklerinin kabullenilmediği ailelerde büyüyen kadınların çoğu zaman hem de tekrar tekrar çok başa parlak başarılara imza atmalari istenir; kaldı ki, bunun kendilerinden neden istendiğini de bilmezler. Ailelerini değerli olduklarını kanıtlamaya çalışırken üç tane doktora yapmaları, Everest Tepesi’ne tırmanıp inmeleri ya da her türden tehlikeli, zaman tüketici ve para yiyen girişimin altına girmeleri zorunlumuş gibi hissederler.“Şimdi beni kabulleniyor musun? Hayır mı? Pekala (İç çekme), o zaman şunu seyredin. “