Yarından çokça az, dünden birazcık fazla seviyorum.. Günaydın sevdiğim… Günaydın çiçek kokulum🫂
Nina’dan denemeler~
13.06.26 “Gözlerimden öpmüştün. Ayrılık getirir, demişti birisi. O gün içim sıcacık olmuştu. Ama sıcaklık buz oldu sonra. Doğruymuş. Sanki hep gözün beni arayacak, hep gelip gidende kalacak der gibi…baktığım her yerde, herkeste seni aradım, seni gördüm. Fakat beyhude. Çığ gibi oldu, üzerimden geçti hasretin. Eskisi gibi gülmüyor gözlerim. Canım acıyor çokca. Çiçeklerin yerini değiştirdim. ‘Soldurma’ demiştin. Soldurmadım. Keşke her şeyi böyle telafi etme şansım olsaydı. Söylemiş miydim, canım acıyor çokça…”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çokça anlam yüklediğin her ilişkinin sonu genelde ayrılık yoluna yürümekle başlıyor.
Beni düşündüğüne inanmak isteyerek çokca varsayarak
beni durduran neden sendin, koşup kollarına gelirim de ki ihtimal de sendin . Böyleyken ,yollar sana çıkıyorken, ben neden mi çıkıp gelemiyorum? Aklımı değil yüreğimi anlasaydın ! Bende ,kendini görmek yerine sadece beni görseydin ! Azıcık da olsa duysaydın, sesimdeki çığlığı! İşte o vakit , çıkıp gelmek mümkündü..
Gitsem daha dün, Tam zamanında gitsem, Kaybolmaya dünde, Yüzünü de götürsem, Yüzün çokça tutarken senden, Bir tane daha eklesem...  Gülarçe
Edebiyat
Kimi yalnızlıklar boşunadır kimi aşklar bitmesi için yaşanır sen bunları hiç önemseme git gülümse başkalarına beni burkulmuş bırak beni ısırılmış beni emilmiş beni intiharlardan çokça korkulan ideolojilerde bırak