📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşte sadece bu şekildedir ki tarihin içine batmış olan insan, her an, onun anlamını daha bir ihata eder ve onun açılımını harekete geçirir. Mutlak geleceğin bu etkin ve talepkar mevcudiyeti, her insanda vardır. İnsan bu çağrıda Tanrısını itiraf etmeyerek bu mutlak geleceği, kendi somut geleceklerinden birisiyle yani tarihin her anında kendi özgün geleceğinden yansıtabileceği şeylerle karıştırdığı zaman, mutlak geleceğin bu etkin ve talepkar mevcudiyeti ateizmi mümkün håle getirir.
Eski değerlerin kaçınılmaz terki ve acılı bir doğum içinde yeni değerlerin yaratılması, öznelliğin problemlerine daha çok önem vermeye sevk etmiştir. Tarihin bütün kırılma anlarında da hep böyle olur. Bütün geleneksel değerleri söz konusu ederek suçlayan Fransız Devrimi'nin sosyal ve ruhani büyük bunalımlarından sonra Kierkegaard'ın varoluşçuluğu, görkemli Hegelci sisteme bir itiraz şeklinde gelişti.
20. yüzyılın bu ikinci yarısında, hâlihazırda mevcut konvansiyonel ve termonükleer silah stoklarıyla, yeryüzündeki tüm medeni hayatı yok etmek teknik olarak mümkün håle gelmiştir. Bir milyon yıl önce başlayan insanlık destanının alabora olabileceği, insanlık tarihinin bu baş döndürücü ve trajik anına ulaştık! İnsanlık, şayet hayatta kalırsa, artık sadece biyolojik gelişmenin o dayanma gücüyle değil, hayranlık uyandırıcı bir biçimde Peder Teilhard de Chardin'in' dediği gibi, evrenin hâlâ ilerlediğine ve bizlerin de onu ilerletmekle yükümlü olduğumuza inanan herkesin ortak bir cephe teşekkül ettirmesini gerektiren insani bir seçimle hayatta kalacaktır.