Vesveselerin ve ihtirasların doğduğu o dünyevi alemlerde sükunet ve huzur arama; çünkü eğer ararsan, hayatın kaba vahşiliğine sürüklenirsin ki, Ben de ondan uzağım. Ne zaman ayakların hayatın çapraşık köklerine dolaşırsa, sana işaret ettiğim yoldan saptığını bil: Çünkü ben seni çiçekler bezeli geniş, düz patikalara koydum. Senden önce oraya aydınlattım ki, tökezlemeden yürü ve koş.
Doğunun ve Batının halklarının başına gelen şey, kişinin çocukluktan ergenliğe, gençlikten olgunluğa geçerken başına gelenlere benzer. Şimdiye kadar hayatına kılavuzluk eden şeyi yitirmiş ve istikametsiz yaşamaktadır; kendi çağına uygun yeni bir ölçüt bulamadığı için, dikkatini kendi yaşamının sefaletinden ve manasızlığından başka yöne çekecek her türden meşgale, kaygı, oyalama ve sersemliği icat etmektedir. Bu türden bir durum uzun süre devam edebilir.
Bir kişi, yaşamının bir devrinden diğerine geçtiğinde, eskisi gibi manasız eylem ve heyecanlarla devam edemeyeceği bir vakit gelir, ancak ona önceden yön veren şeyi aşmış olsa da bunun akla yatkın bir kılavuz olmadan yaşaması manasına gelmediğini anlamalıdır. Aksine, kendi yaşına uygun düşecek bir hayat irfanı tertip etmesi, onu açığa çıkartıp kendisine kılavuz edinmesi gerekir. Benzer bir an, insanlığın yükselişi ve gelişimi için de gelmelidir. Bu zamanın gelmiş olduğuna-1908'de gelmiş olduğu gibi değil; fakat- inanıyorum. İnsan hayatına içkin olan çelişki, artık aşırı bir gerilim noktasına yükselmiştir. Bir yanda sevgi yasasının kibarlığının bilinci; diğer yanda ise asırlardır beyhude, kaygılı, vesveseli ve tasalı bir hayat tarzı sunmakta olan, aşkın yasası ile çatıştığı gibi şiddet kullanımı üzerine kurulmuş olan, mevcut yaşam düzeni vardır. Bu çelişkiyle yüzleşmek gerekiyoe ve nettir ki bunun çözümlenmesi, zamanı geçmiş şiddet yasasının yararına değil, çok uzun zamandan beri insanların kalbinde yer eden hakikatin sevginin yasasının, insanın yaradılışı ile uyum içinde olduğu hakikatinin yararına olacaktır.
Daha çok yaşadıkça-ve özellikle de ecele daha çok yaklaştıkça-benliğimi kuvvetle harekete geçiren ve büyük öneme sahip olduğunu düşündüğüm hislerimi başkalarına anlatmaya meyilli oluyorum. Direnme karşıtlığı denilen şey aslında, hatalı yorumlarca bozulmamış sevginin terbiyesinden başka bir şey değildir. Sevgi, öteki ruhlarla birlik ve dayanışma içinde bulma iştiyakıdır ve bu iştiyak da soylu amellerin menbağını her daim özgür bırakır. Bu sevgi, insan yaşamının, herkesin kendi ruhunun derinliklerinde hissettiği yüce ve eşsiz yasasıdır. Onun en açık tezahürünü bebeklerin ruhunda buluruz. Acunun sahte öğretileri tarafından körleştirilmediği müddetçe, her insan bu sevgiyi hisseder.