İnsan ağır örtüleri kaldırıp altındakine bakma cesareti bulduğunda, bir tek kendini bu kadar yakından görebiliyor. Sonra günün birinde aniden şunu fark ediyor:
Aaa, hayatım boyunca tiksindiğim insan benmişim!
Bir süredir biz kendimle epey kalabalığız. Içime ne zaman baksam orada vıcır vıcır kurtçuklar gibi kaynaşan adamlarımı, kadınlarımı, hayvanlarımı, meleklerimi ve şeytanlarımı görüp hemen gözlerimi kaçırıyorum.
Ne garip, biraz kendini deşmeye kalksa, insan, sonunda olduğunu sandığı kişinin tam tersi çıkıyor. Sokakta görse yüzünü buruşturup asla böyle biri olmak istemezdim dediği kimse, işte o çıkıyor insan.
Birbirinden farklı sınıf, deneyim, hayat görüşü ve yaşam tarzına sahip çok sayıda insanın bakımını üstlendiği bir çocuksanız, büyüdüğünüzde benimseyebileceğiniz iki temel kimlik var: Ya dâhi olacaksınız ya da delinin önde gideni.
Başkalarının tabakları her daim cezbetmiştir beni. Siparişimi verir vermez, asıl leziz yemekleri diğerlerinin seçtiğine dair gastronomik bir karamsarlığa kapılırım.