Tayfur SAKALLI

Tayfur SAKALLI
Küreselleşme ve çoğulculuk çağı diye takdim edilen 21. yüzyıl gerçek manada ne küreseldir ne de çoğulcu. Küresel tedavüle sokulan tüketim ürünleri, moda ve eğlence kültürü ve haz döngüleri insanlığın ortak değerlerini inşa edemez. Aynı şekilde kapitalist ürünlerin çeşitliliğini çoğulculuk ve özgürlük olarak sunmak da sahici bir çoğulculuk olarak görülemez. Standartlaştığı oranda giderek monoton, homojen, sıradan, sıkıcı ve birbirinin tekrarı hâle gelen bir dünyanın bize külli, küresel, çoğulcu ve otantik bir var olma biçimi sunması mümkün değildir.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dinleri kaderci olmakla suçlayan modern sistemler en sofistike, gizli ve görünmez yöntemlerle herkesi ve her şeyi kuşatan bir kaderciliği her gün yeni verilerle kodluyorlar. Matrix, en büyük kadercidir. Oradan özgürlük ancak makinelerin önümüze koyduğu şeyler arasında tercih yapmaktan ibarettir.
Alıntı
“Sana sütümü helal etmem." diyen anneye "Kaç litre süt verdin bana? Al işte fazlasıyla burada!" demek ne kadar absürt ve ahlaksızca ise bizi var eden değerleri rakamlara vurmak da o kadar anlamsızdır. Bir annenin çocuğuna verdiği sütün miktarını bilimsel yöntemlerle hesaplayabilirsiniz. Lakin bu saçma sapan hesabın hiçbir anlamı yoktur.
Alıntı
Elimize, ayağımıza, boynumuza, aklımıza, ahlakımıza, kalbimize, muhayyilemize ve zevk-i selimimize vurulmuş prangaların farkına varmak durumundayız. Gözümüzü açıp ayağa kalktığımızda prangalarımızın rengine, yaldızına, şekline, desenine, tasarımına, markasına âşık olacaksak oturduğumuz yerde kalalım daha iyi!
Alıntı
Teknoloji ilerledikçe evrenin sırlarını, Varlık'ın anlamını ve insanın özünü daha kesin, daha derin ve ikna edici delillerle ortaya koyacağımızı düşünmek, tekno-medeniyetin temel yanılgılarından biridir. Niceliksel büyümenin niteliksel derinlik getirdiği nerede görülmüş?
Alıntı