Bulanık çıkmış fotoğraflar gibiydim, görünümsüz
Yalnızdım, karışıktım
Beni tanıyan kimseler yoktu
Hiç yoktu
İçime kapanıktım
Büyük ağaçların altında
Havuzun kırık taşları arasında
Bilmezdim mutluluk nedir
Bilemezdim
Alıp başımı gitmek isterdim
İsterdim ama, kalırdım
"Saçları dağınıktı hep... Sigarası dudaklarının arasından düşmezdi. Kafasındaki tilkilerin kuyruklarını birbirine bağlardı. Yalanlar söylerdi. Yanındayken üşürdüm. Ama dudağının kenarıyla, öyle bir gülerdi ki, bir daha kimse gülmesin isterdim."
"Öyle anlar oluyor ki toprağın altında olmak istiyorum, başka anlardaysa tam tersine birlikte ağlamak için, evet, yalnız ağlamak için, geçmiş hayatımızı gören veya yaşayan biriyle buluşmak istiyorum..."