Davranışların aksine duygularının ahlâki dereceleri yoktur. "Doğru" ya da "yanlış" duygular yoktur. Kimsenin ne hissettiğimizi yargılamaya ya da duygularımızı değersizleştirmeye hakkı yoktur. Duygular oldukları gibidir ve onları hissetmek hakkımızdır.
Toplum geleneksel olarak, kız çocuklarının oğlan çocuklarından daha az değerli olduğu, kız çocuklarının kendilerine bakamayacakları ve kadınların kendilerine bakması için erkek- lere ihtiyaç duyduğu fikrini destekler. Medyada kadınlar hayli duygusal, kararsız, aklı havada, pasif, mantıksız, manipülatör ve hatta kötücül olarak yansıtılırken, kadınlardan daha güçlü, daha yetkin ve daha akıllı olarak resmedilen erkekleri hepimiz görmüşüzdür. Bu tür stereotipler küçük bir kızın kendisini güçlü ve değerli bir kişi olarak görme becerisini daha da zedeler.