El koyduğum hayatını, gel ve geri al. Ben sığıntı, Çöktüm üzerine, hastalık gibi düşlerinin 20 Mayıs 2026, yazılmamış bir not, Son yıllarda çok değiştiğimi söylemektense, bana ait olmayan bir hayatı istila etmiş durumda bulunuyorum. Geçici bir kayıt gibiyim. Ya da virüs. Gerçi onun söylediği şeyler vardı: İşe girerse öleceğini, akademik dile maruz kalacak olursa solacağını, bedelli de olsa askerlikte kaybettiği saniyelerin onu sileceğini söylemişti. İçimde dokuz köy vardıysa artık onlarda kovulmuş olanın günahı var... Yer üstünde yer bırakmayacak olsan da gel, al-canımı yutu-ver
Bugün olduğun kişi, çocukken hayalini kurduğun kişi mi ?
Manavgat'taki son günlerim... Evdeki yalnızlık o kadar derin ve sessiz ki evin içinde yürürken duvarlarla konuşmaya başladım bugün. İnsan bazen sessizliğin de bir ağırlığı olduğunu unutuyor. Oysa sessizlik de taşınırmış meğer; omuzlarda, göz kapaklarında, gecenin tam ortasında insanı uykusundan uyandıran düşüncelerde... Bu evin içinde günlerdir yalnızım ama ilk kez bu kadar yalnız hissettim kendimi.Bu akşam güneş yavaş yavaş odanın içinden çekilirken gölgem duvara vurdu. Her zamanki gibi peşimdeydi. Ama ilk kez bana ait değilmiş gibi duruyordu. Sanki yıllardır sustuğu her şeyi söylemek için bekliyormuş gibi... "Aşkın..." dedi. Sesinde garip bir yorgunluk vardı. "Ne oldu?" "Seni bir yere götüreceğim." "Nereye?" "Kendine." Bu cevabı duyunca istemsizce güldüm. Çünkü insan kendinden kaçmak için ömrünü harcıyor da sonunda yine kendine varıyor. Ama bu kez güldüğüm şeyin içinde huzur yoktu. Daha çok, yıllardır aynı yerde dönüp durduğunu fark eden bir yolcunun yorgunluğu vardı. Gölgem konuşmadı.Sadece elini uzattı. Sonra birden ev kayboldu. Ve kendimi bir çocuğun karşısında buldum. Yaz güneşi vuruyordu yüzüne. Dizlerinde toz vardı. Ellerinde küçücük yaralar... Koşuyordu. Yorulana kadar koşuyor, düşünce ağlıyor, ağlaması bitince yeniden ayağa kalkıyordu. Hayat ona henüz yenilgiyi öğretmemişti. Kalbinin üzerine henüz hiçbir ağırlık bırakılmamıştı. İnsanların söyledikleri sözlerin bazen yıllarca insanın içinde yaşayabileceğini bilmiyordu. Bir gün sevmenin acıtacağını da bilmiyordu. Bir gün kendisini anlatmak için onlarca cümle kurup yine de anlaşılamayacağını da... Sadece gülüyordu.Öyle içten gülüyordu ki gözlerim doldu. Gölgem yanıma geldi. "Bak ona." Bakıyorum zaten.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aklıma düştü gözlerin Boynumu büktüm ağladım Elveda dediğin yerin Yanına çöktüm ağladım
...kanıyor kalemim, üstümde beyaz gömlek var.. kanrevan her yerim, çok kan kaybetti varlığım. sessizlik sağır edici, ağrıyan yerlerime bir ses ver.. gark oldum yine hüzne; bülbülleri astı az önce kargalar. dibime çöktüm, dizlerinin dibine çökmek varken.. kaybettim izimizi; bulmak için de kalmadı dizlerimin dermanı. derdim dağları aştı, ağlarken gördüm kendimi aynalarda.. ve ölü adamlar gördüm; yaşayan kadınlar için şiir yazıyorlardı.
Şiir
Ben yoruldum hayat
Ben yoruldum hayat, gelme üstüme Diz çöktüm dünyanın namert yüzüne Gözümden gönlümden düşen düşene Bu öksüz başıma gözdağı verme Gözümden gönlümden düşen düşene Bu öksüz başıma gözdağı verme Ben yanıldım hayat, vurma yüzüme Yol verdim sevdanın en delisine O yüzden ömrümden giden gidene Şu yalnız başımı eğdirme benim O yüzden ömrümden giden gidene Şu yalnız başımı eğdirme benim Ben pişmanım hayat, sorguya çekme Dilersen infaz et, kar etmez dilime Sözlerim ağırdır dokunur kalbe Şu suskun ağzımı açtırma benim Sözlerim ağırdır dokunur kalbe Şu suskun ağzımı açtırma benim
Müzik
-Vicdanın Bile Beni Seviyor
Yetmedi mi yaptığın gurur? Ben senden hala vazgeçmedim. Diz çöktüm önünde, ağladım; Hiç utanmadım, yeter ki senin içinse değer... Gel dersem gelir misin? Korkularımla yüzleştim, Bu yüreğim sana hep zayıftı, hala zayıf. Sen benim güllerle donanmış aşk bahçemsin, Eşi bulunmaz bir tanesin, gönlümün paresisin. Gel dersen şu denizleri yürüyerek gelirim, Uğruna dağları deler gelirim, bilirsin beni. Ben yandım, hadi akıllandım, son bulsun ayrılık; Affet işte, vicdanın bile beni çok seviyor... -turna 06.06.2026
Şiir