"Kâmran'a budalaca dedim ama, kızgınlığımdan... Yoksa o ne yere bakan yürek yakan cinsinden sinsi bir sarı çıyandır. Neriman'la konuşurken güya bir şey belli etmemek istiyor ama, benim gözümden kaçar mı?"
"O hâldesi var mı? Mesut dul, lüksüne, fantazisine uşaklık edecek yeni bir kısmet avlayıncaya kadar benim kuzenle dalga geçecek, gönül eğlendirecek..."
"Kocasının lakırdısı açıldıkça bu kadının, "Benim için artık hayat bitti!" diye bir yalancı teessür rolü oynayışı vardı ki, beni mahvederdi. O böyle yaparken ben, fena hâlde içerler, "Karşına dişe dokunacak biri çıksın, görürüz" diye söylenirdim."
"O soğukluğun hâlâ devam etmesine rağmen, şimdi itiraf etmeye mecburum ki, bu Neriman haincesine güzeldi.Benim onda çekemediğim şey, fazla koketliği idi. Yalnız kadınlar arasında bulunduğu zaman şöyle böyle çekiliyordu.Fakat araya ezkaza bir erkek karışacak oldu mu, yüzü değişiyor, sesi, kahkahaları, bakışları bambaşka oluyordu. Hâsılı benim mektepteki saman altından su yürüten arkadaşların daha fenlenmişi... "