Bir hayalin ilk ortaklarını arıyorum
Core: Uyanış'ı yazarken alışılmışın dışında, biraz farklı bir yola girmeye çalıştım. Herkesin tarzına hitap eder mi emin değilim ama farklı bir şeyler arayan okurların ilgisini çekebileceğini düşünüyorum. Eğer bu kurgunun içine dahil olmak, ilk keşfedenlerden biri olmak istersen, bana özel mesajdan ulaşman yeterli. Bir 'hediye kodu' ile bu yolculuğa sizi de davet etmek isterim. Şimdiden iyi okumalar.
1000Kitap
Batfam Karakterleri Sıralamam
Cizgi roman karakteri siraliyorum cunku bu yil kitap okumadim. Soz okumaya baslicam artik sikildim bu durumdan. Nerdeyse iki yil oldu. Sadece “core” olarak gorulen karakterleri yazdim illaki daha cok vardir. honorable mentions: Barnara Gordon, Duke Thomas, Cassandra Cain: Ucu hakkinda da cok okumadim ve o yuzden onlara haksizlik yapmak istemem. Ucunu de cok sevecegime eminim ama. (Barbara hakkinda diger ikidinden daha cok okumumdur ama daha detayli bir okuma yapmak istiyorum cunku babs hakkinda bildigim her sey comiclerden cok diziler filmler oyunlardan geliyor ve comicleri tercih ederim) 1. Damian Wayne: Benim canim mukemmel cesur affedici oglum. Talianin oglu diye favorim degil asssla Talia ile alakasi yok… Damian’in karakter gelişimini gercekten seviyorum, keske yazarlar da anlasa cunku acikca anlamiyorlar. Ozellille Batman’in yeni serisinde asla Damian’i anlamamislar ve zaten yazar Damian’i sevmiyor (aptal adam) 2. Stephanie Brown: Su siralar onun gozuktugu çizgi romanlari okuyorum ve of stephanie seni çok seviyorum. Damian ile olan iliskisini de seviyorum. Cogu insan Damian’i gecmisiyle gorurken Steph gunumuzdeki haliyle goruyor ve cocuk oldugunu unutmuyor. shesthebest. ayrica robin oldugu donemde cok hakkini yediler spoilerken de cok hakkini yediler batgirlken de yediler o yuzden digerlerini çok sevemiyorum sahsen 3. Dick Grayson: Dick the og king. Talia ile olan beefi cok salak ama kiskanc bir velet olmasina bagliyorum. Damian’in teknik olarak batfamdeki ilk mentoru olmasi falan da hosuma gidiyor. ve titans okumayi da cok seviyorum fab five <333 4. Bruce Wayne: Batmane ne kadar bazen gicik olsam da onu cok seviyorum ama yine de listenin altinda birazcik. Daha fazla karakter ekleseydim belki daha yukarida olurdu idk 5. Tim Drake: Fanlari
Reklam
Modern devletlerin küresel teknoloji devlerine karşı giriştiği "dijital egemenlik" hamleleri, 17. ve 19. yüzyıllar arasında Avrupalı merkantilist güçlerin ya da sömürge tehdidi altındaki doğu imparatorluklarının uyguladığı korumacı iktisadi reflekslerle neredeyse birebir örtüşmektedir. Mekanizma aynıdır; sadece korunan coğrafi sınırlar yerini dijital ağlara, fiziki gümrük kapıları yerini veri protokollerine bırakmıştır. AB'nin GDPR ve yapay zeka yasası (AI Act) gibi regülasyonları ile ulus devletlerin yerli veri merkezi stratejileri, geçmişin merkantilist savunma hatlarıyla paraleldir. Klasik merkantilizmde devletler, yerli üretimi korumak ve dışarıya nakit (altın/gümüş) kaçışını engellemek için yabancı mallara devasa gümrük vergileri koyar veya belirli limanlar dışında ticaret yapılmasını yasaklarlardı (İngiliz Seyrüsefer Kanunları gibi). Bugün Avrupa Birliği’nin GDPR (Genel Veri Koruma Yönetmeliği) ile yaptığı şey tam olarak bir dijital gümrük duvarıdır. GDPR, Avrupalı vatandaşların verilerinin AB sınırları dışına (özellikle ABD sunucularına) çıkarılmasını çok katı şartlara bağlar. Buradaki amaç sadece "bireysel gizlilik" değildir. İktisadi olarak amaç, küresel teknoloji şirketlerinin ham maddeyi (Avrupalıların verisini) ücretsizce kendi merkezlerine (Core) taşıyıp orada işleyerek devasa bir tekel gücü devşirmesini engellemektir. Bu, ham madenin yurt dışına çıkışını yasaklayan korumacı imparatorluk refleksiyle aynı mantıktır. Merkantilist dönemde yerli sanayiyi korumanın bir diğer yolu, yabancı tüccarlara yerel pazarın standartlarını ve kurallarını dayatmaktı. Çin’in Batılı tüccarları sadece Canton limanına sıkıştırması ve kendi kurallarına zorlaması (Canton Sistemi) buna örnektir. AB’nin yürürlüğe koyduğu Yapay Zeka Yasası (AI Act), tam bir modern standart
Tarih
Fiziksel afyon ve tütün tüplerinden, bugün akıllı telefon ekranlarındaki kaydırma hareketlerine (infinite scroll) uzanan bu köprü, kapitalizmin ve sömürgeciliğin en rafine evrimini gösteriyor. Karşımızda duran şey bir benzerlikten çok daha fazlası; mekanizmanın mantığı, sömürgeci şablonu (blueprint) aynı kalmış, sadece hammadde ve işletim sistemi değişmiştir. "Gözetim Kapitalizmi" olarak adlandırılan bu yeni düzende, geçmişin narko-merkantilist stratejileriyle bugünün dijital hegemonları arasındaki yapısal ve iktisadi sürekliliği anlamak gerekir. Geçmişte Batı sermayesi, insan bedenindeki nikotin veya opioid reseptörlerini hedef alarak "esneklikten yoksun talep" yaratıyordu. Bugünün Silikon Vadisi algoritmaları ise insan beyninin ödül mekanizmasını, yani dopamin döngüsünü hedef alıyor. Çinli bir liman işçisi afyon içtiğinde beyni yapay bir haz yaşar ve madde eksildiğinde kriz başlardı. İşçi, elindeki tüm parayı (gümüşü) İngiliz tüccara teslim etmek zorunda kalırdı. Bir kullanıcı bir sosyal medya platformunda ekranı aşağı her çektiğinde (değişken ödüllendirme algoritması), beyin tıpkı bir kumar makinesinin kolunu çeker gibi dopamin salgılar. Platformda kalma süresi uzadıkça, kullanıcının "dikkat ve zamanı" (attention economy) yabancı bir teknoloji şirketinin tekeline geçer. Talep yine esneklikten yoksundur; kullanıcı bağımlı olduğunu bildiği halde ekranı kapatamaz. Geleneksel sömürgecilik toprak, gümüş, altın ve kömür gibi fiziksel kaynakları gasp ediyordu. Veri sömürgeciliği ise insan hayatının her anını, davranışsal veriyi birer doğal kaynak gibi ücretsiz olarak kamulaştırıyor. Geçmişte çevre ülkelerin (Osmanlı veya Çin) yerli gümüşü, yabancı emtiayı satın almak için merkeze (Londra'ya) akıyordu. Bugün ise çevre ülkelerin insanlarının ürettiği tüm ham veriler
Tarih
|★ me core ★|
1000Kitap
Reklam
Reklam