Işte adaşım sana seven bir çingenenin hikayesi.
Çiçeklerin açtığı mevsimde senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yorululuncaya kadar öpüşmek hoş şeydir. Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde bu ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak bunu candan arkadaşları ağlayarak anlatmak gene o şeydir fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde
taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek işte adaşım yalnız bu sevmektir.