“…. cenneti, asıl cenneti düşünüyorum da. Belki de yeryüzü cenneti bazılarının düşündüğü gibi bilinmezlik içinde süregiden nefis dölütsel anların mitsel- şiirsel yansımasıdır. Birden daha iyi bir anlıyorum Masaccio’nun Âdem’ini ürküten devinimi. Kendi görüntüsünden, kendisinin olan şeyden saklanmak, kaçmak için yüzünü elleriyle örtmektedir; o elleriyle kapadığında küçük karanlık andan cennetinin yüce anısını saklıyordur yalnız.”
“Ne diye cehennemî coşkularınla ilk yaşantımın dinginliği içinden çekip aldın zorla beni? Güneş de ay da gerçekten parlayan şeylerdi benim için; dingin düşünceler ortasında uyanırdım, sabahları, sayfaları katlar dua ederdim. Hiçbir kötülük görmezdim bunda, gözlerim yoktu da ondan. Hiç kötü şey duymazdım, kulaklarım yoktu da ondan; ama öcümü alacağım!”
Sayfa 668 - Isabella von Agypten / Adamotunun Konuşması·Kitabı okudu
“Nous sommes quelques-uns à cette époque à voulu attenter aux choses, créer en nous des espaces à la vie, des espaces qui n’etaient pas et ne semblaient pas devoir trouver place dans l’espace “
“Morelliye göre her türlü “lütuf”tan öte insanın kendisine bir devinim önermesi gerekmektedir. Bu devinimi parçaladığı ölçüde romanesk dünyası başdöndürücü bir hızla fukaralaşıyor, yalnızca kişilerin cezalandırılması biçiminde, onları ayıklama yönünde göstermekle kalmıyor kendisini, aynı zamanda onların eylemlerinin özellikle de eylemsizliklerinin kısaca nasıl olup bittiğini gösteriyor.”