Bazen çocukken kurduğumuz hayaller büyüdüğümüzde bize olmazlar; küçük gelirlerse mutlu oluruz, büyük gelirlerse üzülürüz. Bazen onları yeniden bulur ve aslında başından beri üzerimize tam oturduklarını farkeder, bir kenara kaldırdığımıza pişman oluruz.
Belki de kendini yüzeysel hazlarda dağıtmak, aşırı uyarıldıklarında yaşamın sağlıklı, sıcak cazibesinin ortaya çıkmasına izin vermeyen kadim duyguların boğucu, karanlık derinliklerine dalmaktan daha az tehlikeli.
Fakat ruhunun derinliklerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz.