Spinoza Platon'un aksine, arzunun bir eksiğin değil kudretin ifadesi olduğunu söyler. Vazgeçişi savunan her dinden çileciye karşı, arzunun bizatihi tehlikeli olmadığını ve hiçbir şekilde öldürülmeyip, yönlendirilmesi gerektiğini savunur. Zira arzuyu ortadan kaldırmaya yahut azaltmaya çalışmak insanın yaşamsal gücünü düşürmek, insanüstü bir ideal adına insanlığının temellerinden birini söküp atmak istemektir. Çilecilik, arzudan vazgeçiş Spinoza için bir erdem değil, varlık gücünü azaltmaktır ve bu da sevinçten ziyade kedere yol açar. Arzuyu ortadan kaldırmak veya azaltmak değil onu akılla yönlendirmek, gücümüzü ve sevincimizi azaltmak yerine artıracak kişi veya şeylere yöneltmeyi öğrenmek gerekir