Zaman yırtılıyor. Çocukluğun puslu toprakları nerede? Ya o karanlık uzaydaki eliptik güneşler nerede? Boşluğa düşmüş yol nerede? Mevsimler anlamlarını yitirdi. Yarın? Dün? Bu sözcüklerin anlamı ne? Yalnızca şimdiki zaman var. Bir bakıyorsunuz kar yağıyor. Bir bakıyorsunuz yağmur. Güneş açıyor, rüzgâr esiyor. Tüm bunlar şimdide. Bunlar olmadı, olmayacak. Şimdi var. Hep var. Hepsi birden var. Çünkü olaylar bende yaşıyor, zamanda değil. Ve bendeki her şey şimdiki zamanda.
Spinoza Platon'un aksine, arzunun bir eksiğin değil kudretin ifadesi olduğunu söyler. Vazgeçişi savunan her dinden çileciye karşı, arzunun bizatihi tehlikeli olmadığını ve hiçbir şekilde öldürülmeyip, yönlendirilmesi gerektiğini savunur. Zira arzuyu ortadan kaldırmaya yahut azaltmaya çalışmak insanın yaşamsal gücünü düşürmek, insanüstü bir ideal adına insanlığının temellerinden birini söküp atmak istemektir. Çilecilik, arzudan vazgeçiş Spinoza için bir erdem değil, varlık gücünü azaltmaktır ve bu da sevinçten ziyade kedere yol açar. Arzuyu ortadan kaldırmak veya azaltmak değil onu akılla yönlendirmek, gücümüzü ve sevincimizi azaltmak yerine artıracak kişi veya şeylere yöneltmeyi öğrenmek gerekir
Sayfa 98 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Bu şehrin ve bölgenin, hem de hiç durmaksızın, son derece düşüncesizce ve aslında hiç de yakışık almayan bir biçimde bütün dünyanın sözünü ettiği güzelliği, bu ölümcül toprağın tam da öldürücü unsurudur. Bu şehre ve çevresine doğumları ya da sorumlu olmadıkları başka koşullar nedeniyle bağlı olan ve doğal gücüyle ona zincirlenen insanlar hiç durmadan bu dünyaca ünlü güzellik tarafından ezilirler. Bunun gibi dünyaca ünlü bir güzellik, bunun gibi insan düşmanı bir iklimle birleştiğinde öldürücüdür. Özellikle de burada, içine doğdum bu ölüm toprağında yuvamdayım ben ve bu (ölümcül) şehrin ve bu (ölümcül) çevrenin başkalarından daha fazla yerlisiyim ve şimdi bu şehirde dolaştığımda ve onunla bir ilişkim olmasını istemediğimden, çoktan beri onunla bir ilişkim olmasını istemediğimden, bu şehrin benimle hiçbir ilişkisinin olmadığına inandığımda, yine de içimdeki (ve bana dair) her şeyin ondan olduğunu, şehirle aramda her ne kadar korkunç olsa da ömür boyu sürecek, ayrılmaz bir ilişki olduğunu biliyorum.
…“ yalnız herkes gibi olmaya hiç gerek yok.”
“ Herkes öyle olduğu halde mi?”
“ Evet, herkes öyle olduğu halde. Tek siz öyle olmayın. Zaten herkes gibi değilsiniz: Bakın, daha demin çirkin ve gülünç durumda olduğunuzu itiraf etmekten çekinmediniz. Artık kim bunun bilincinde ki? Hiç kimse. Dahası insanlar kendinde kusur bulma ihtiyacı bile duymuyorlar. Herkes gibi olmayın; tek başına kalsanız bile öyle olmayın.”