Puan vermedi
Açık konuşacağım; çok sevdiğim, yakından tanıdığım bir kadının elinden böyle devasa bir iş çıktığını görmek beni kelimenin tam anlamıyla büyüledi, altüst etti ve çok fazla heyecanlandırdı! Resmen keyiften dört köşe oldum, okurken bir ara kalkıp biraz koşasım falan geldi! Biz Burcu’yla beraber güleriz, konuşuruz, fikir alışverişinde bulunuruz. O yüzden de ben kitabı elime alırken bizim Burcu’yu okuyacağımı sanıyordum; meğer karşımda yılların edebiyatçısı, demlenmiş bir usta yazar varmış da haberim yokmuş. Burcu’cum, bu nasıl bir emek, nasıl bir şahane delilik? Kitap boyunca beni bir oraya fırlattı bir buraya. Tam bir öyküde ince bir ironi yakalayıp gülerken, çat diye bir sonraki sayfada tokat yemiş gibi kalakaldım. (Hele o bir tatlı isimli öykü var ya... İsim vermiyorum spoiler olmasın ama o çok komik başlayıp insanı paramparça eden o son beni mahvetti... ) Okurken beni asıl vuran yerlerden biri de o muazzam gözlem yeteneği oldu. Halkın o en saf, en bizden halini öyle bir yakalamış ki... Karakterlerin konuşma metinleri, o diyaloglar gerçekten harikaydı. Hani o mahallemizin, ailemizin içindeki samimi sesler var ya; onları yapaylığa hiç kaçmadan, o kadar doğal ve usta işi aktarmış ki diyalogları okurken resmen muhabbet yanımda dönüyor gibi hissettim. :) Kendi de çoğunlukla öyle konuşur zaten; mesela beni arayıp ulaşamamışsa doğrudan *"Neredesin Allah'ın cezası!"* der. İşte o samimiyet aynen kitaba akmış. Sinematik betimlemelerinin başarısı zaten apayrı bir seviye ama argoyu öykülere öyle güzel, öyle dozunda yedirmiş ki... Hiç mi sırıtmaz bir kelime! Hayatın içindeki o gerçekçiliği ve sokağın ruhunu aynen hissettim, oralar tıpkı film gibiydi, çok hoştu. Kitapta en sevdiğim bir diğer konu da kadınların yaşadığı sorunlar, o görünmez mücadeleler ve toplumsal dertlerimiz
Ben Yokmuşum GibiBurcu Ünlü · Everest Yayınları · 2023196 okunma
7/10
·272 syf.··
2021 293. kitabı
Bir zamanlar çok huysuz küçük bir çocuk varmış. Babası ona bir torba çivi verip, her sinirlendiğinde çite bir çivi çakması gerektiğini söylemiş. İlk gün çocuk çite 37 çivi çakmış. Çocuk, önümüzdeki birkaç hafta içinde yavaş yavaş öfkesini kontrol etmeye başlamış ve çite çaktığı çivilerin sayısı yavaş yavaş azalmış. O çivileri çite çakmaktansa öfkesini kontrol etmenin daha kolay olduğunu keşfetmiş. Sonunda, çocuğun kendini hiç kaybetmediği gün gelmiş. Çite çakılacak hiç bir çivi kalmamış. Durumu babasına haber vermiş. Bu defa baba, çocuğuna, öfkesini kontrol altında tuttuğu her gün bir çivi çekmesini önermiş. Günler geçmiş ve delikanlı sonunda babasına tüm çivileri söktüğünü söylemiş. Baba, oğlunun elinden tutmuş ve onu çivileri çakıp çıkardığı çite götürmüş. “İyi iş çıkardın oğlum, ama çitteki deliklere bak. Çit, asla eski aynı çit olmayacak. Bir şeyleri öfkeyle söylediğinde tıpkı bunun gibi bir iz bırakırız. Bu durum, birini bıçakladıktan sonra bıçağı onun gövdesinden çıkarmak gibidir. Kaç kere özür dilerim desen de bıçak veya çivi yarası hep orada kalacaktır
Zero LimitJoe Vitale · Pegasus Yayınları · 20161,077 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·202 syf.··
2021 298. kitabı
Bir zamanlar çok huysuz küçük bir çocuk varmış. Babası ona bir torba çivi verip, her sinirlendiğinde çite bir çivi çakması gerektiğini söylemiş. İlk gün çocuk çite 37 çivi çakmış. Çocuk, önümüzdeki birkaç hafta içinde yavaş yavaş öfkesini kontrol etmeye başlamış ve çite çaktığı çivilerin sayısı yavaş yavaş azalmış. O çivileri çite çakmaktansa öfkesini kontrol etmenin daha kolay olduğunu keşfetmiş. Sonunda, çocuğun kendini hiç kaybetmediği gün gelmiş. Çite çakılacak hiç bir çivi kalmamış. Durumu babasına haber vermiş. Bu defa baba, çocuğuna, öfkesini kontrol altında tuttuğu her gün bir çivi çekmesini önermiş. Günler geçmiş ve delikanlı sonunda babasına tüm çivileri söktüğünü söylemiş. Baba, oğlunun elinden tutmuş ve onu çivileri çakıp çıkardığı çite götürmüş. “İyi iş çıkardın oğlum, ama çitteki deliklere bak. Çit, asla eski aynı çit olmayacak. Bir şeyleri öfkeyle söylediğinde tıpkı bunun gibi bir iz bırakırız. Bu durum, birini bıçakladıktan sonra bıçağı onun gövdesinden çıkarmak gibidir. Kaç kere özür dilerim desen de bıçak veya çivi yarası hep orada kalacaktır
İçindeki Gücün SırrıJoseph Murphy · Olimpos Yayınları · 2023415 okunma
Funda'dan...
Puan vermedi·384 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 11:20
​Eğer kafanı boşaltmak, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle keyifli vakit geçirmek ve biraz da pembe diziler tadında şehvetli bir fantastik-romans okumak istiyorsan, bu kitap tam bir biçilmiş kaftan! ​P.C. Cast’in bu serideki tarzını sevdim; antik mitolojiyi alıp günümüzün popüler kültürüyle öyle bir çarpıştırıyor ki ortaya inanılmaz eğlenceli diyaloglar çıkıyor. Hele Venüs’ün modern dünyaya, arabalara, kıyafetlere ve tabii ki modern erkeklere verdiği tepkiler gerçekten kahkaha attıracak cinsten. Tanrıça’nın antik tanrılara ettikleri o renkli ve bol "argolu" yeminler kitabı çok canlı kılıyor. ​Beni en çok etkileyen ne oldu dersen: Kitap ilk bakışta sadece çerezlik, seksi bir romantik komedi gibi duruyor ama derinlerinde kadınlara dair çok güzel bir mesaj barındırıyor. Pea karakteri üzerinden bize şunu fısıldıyor: Bir kadının bir erkeği etkilemesi ya da mutlu olması için kusursuz bir bedene ihtiyacı yoktur; asıl büyü, kadının kendi içindeki özgüveni, yani "içindeki tanrıçayı" keşfetmesidir. Sevgi, insanı değiştirmek değil, onun örtülü kalmış güzelliğini ortaya çıkarmaktır. Kendine güvenen bir kadının karşısında hiçbir erkeğin (ve hatta tanrının) duramayacağını çok tatlı bir dille anlatıyor.
Aşk TanrıçasıP. C. Cast · Pegasus Yayınları · 2012582 okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Eğer bu tarz suç psikolojisi ve kriminoloji konularına meraklıysanız, bu kitap gerçekten bir başyapıt. John Douglas bize FBI’ın Davranış Bilimleri Birimi'nin kurulma hikayesini anlatıyor. Kitap, piyasadaki diğer benzerleri gibi katilleri bölüm bölüm incelemek yerine, olayları direkt Douglas’ın kendi hayatı üzerinden aktarıyor. Üstelik kitapta bahsedilen mahkumların birçoğuyla bire bir görüştüğü için, anlatım acayip sürükleyici ve kendini diğer kitaplardan hemen ayırıyor. Evde, işte, yolda kısacası her yerde, bazı bölümlerdeki olayları merak edip internetten de araştırarak hızlıca okudum. Kitap gerçekten akıp gidiyor. Zaten Netflix’teki Mindhunter dizisi de direkt bu kitaptaki konuları işliyor, maalesef ikinci sezonda bitmişti. Çok güzel bir diziydi ve mükemmel bir cast oluşturmuşlardı, tadı damağımızda kaldı diyebilirim. Kitapta en ilgimi çeken olay ise Douglas’ın bir katilin kekeme olabileceğini nokta atışı tahmin edebilmesiydi. Adam sadece olay yerlerini inceleyip, analiz ederek katilin konuşma güçlüğü olabileceğini söylüyor. Yani bunun bir tık üstü medyumluk heralde :) Okumayanlar için spoiler vermek istemiyorum ama cidden inanılmaz bir detay. Hatta Criminal Minds (FBI’ın Davranış Analizi Biriminin her bölüm başka bir katili yakaladığı bir dizidir) dizisinin, 1. sezonun 2. bölümünde Douglas’ın "kekeme olabilir" diye bahsettiği patika katilinin hikayesi de ufak bir şekilde geçiyor. Türü sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir kitap.
Zihin AvcısıJohn Douglas · Diyojen Yayıncılık · 2019331 okunma
Çıkış Yok'tan Octavio Paz'a: Araftaki Paradoks
Puan vermedi
Sartre'ın çıkış yok adlı oyununun meşhur repliği: “L’enfer, c’est les autres.” “Cehennem başkalarıdır." İnsan, kendini çoğu zaman başkalarının gözünden tanımlar, <bazen bir özne olmaktan çıkıp bir nesneye dönüşür> başkasının yargısı, beklentisi ve bakışı, benliğin etrafına görünmez duvarlar örer. Bu yüzden ilişki, yalnızca bir temas değil, aynı zamanda bir sınır deneyimidir ki kişiyi bazen sıkıştırır ve bu sosyal ilişki bazen özgürlüğü daraltan bir “cehennem” gibi hissedilir. Öyledir. Belki de mesele “başkası” değil, başkasının bizi nasıl gördüğüdür. Çünkü aynı bakış, hem kurucu hem yıkıcı olabilir. Bu noktada paradoks kaçınılmazdır: Cehennem başkalarıysa, cennet de başkalarıdır. Hayat, başkalarıyla kurduğumuz ilişkilerin içinde şekillenir; iyi ya da kötü diye adlandırdığımız her şey, bu temasın içinden doğar. İnsan, ilişkilerden bağımsız bir varlık değildir; onlarla birlikte biçim alır. Octavio Paz ise "ben'i" bambaşka bir yerden okur, bir şiirinde: Biziz ötekiler, ben kendimden başka biriyim, davranışlarım bana daha çok benziyor başkaları gibi davranırken, kendim olmak için başka biri olmalıyım, bırak kendini, başkalarında ara kimliğini, başkaları da yok eğer ben yoksam, başkalarıdır veren bana varlığımı, ben kendim değilim, ben diye bir şey yok, hep biz varız, yaşam başka biridir, cennet başka biridir, senin ve benim ötemde.
İnceleme
Gizli OturumJean-Paul Sartre · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1950584 okunma