“Bu mu daha iyi şu mu daha kötü ?…” diye konuşuyoruz. Neden her şeyi; hayatı, zamanı, insanı ve insanlığı, aşkı, mutluluğu, derd û kederi ve hürriyeti birbirinden ayırıyor, paramparça ediyor, sonra da kıyaslıyoruz?
Kalbimiz hala o ölümcül bıçak yüzünden yaralıdır. Bu bıçağı kalbimizden çıkarıp atacağımız yerde, bıçak kadar acıtmayan şeyleri kabulleniyoruz. Hem de ne şükürlerle!…