Tarihin sadece Avrupa ve Amerika’dan ibaret olmadığını müslüman ülkelerin de refaha ermek, kalkınmak için çaba gösterdiğini ancak bu çabaların çoğu kez dış güçler tarafından suikastle sonuçlandığını, müslüman ülkelerin kendi arasında kenetlenip batıya karşı mücadele etmek yerine kendi içinde de ayrışmalara girdiğini, ve daha birçok yakın tarihte olup biten hadiseleri büyük resime dikkat çekerek anlatan Taha Kılınç’ın okuduğum ilk eseri. 50 portrenin sonuncusunda Uygur Türklerinin unutulmaması beni çok mutlu etti ve kitapla birlikte yakın tarihe bakış açım ve farkındalığım gelişti. Tarihe meraklı herkese tavsiye ederim. Gölgelerin Peşinde: 50 PortreTaha Kılınç
Mahir İz, 1960 sonrası birçok gencin hatıralarında kendisine yer bulan, o dönem İslâmcı hareket içerisinde faaliyet gösterenlerin mutlaka andığı bir isim. Dolayısıyla benim aklımda o mahut soru vardı: Acaba Mahir İz’in kütüphanesi nasıldı?