"Cuma Mūbareκ.."
"Ve beп bugüп de acίzίm... Seп ίse Azίzsίп Allah'ιm." 🌹✨ Selam ve Duâ ίle...🤲 Cumamιz Mübareκ Olsuп.✨
Cumanız Mübarek Olsun ♡
Tek kurtuluşumsun dua'm seni yüreğimden dilime düşürene Hamdolsun. Hayırlı cumalar 💐
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kalbinizle yaptığınız herşey size geri döner..
Hayırlı Geceler Dilrûba'm. Bugün farkettiğim bir detayı ve hikmeti sana anlatmak istedim. Biliyorsun medreselerde her gün bir hocamız nöbet tutar. Bazen cumadan izin yapılır ve cuma günü nöbetçi olan hocamız nöbet tutmaz o gün. Medresemde nöbet listesini ben hazırlıyorum Dilrûba'm. Cuma izin olacağı haftalar ben kendime sıra geldiği hâlde diğer hocalarımı düşünerek " onlar hem evliler hem kurstalar" diye kendi binevi izinli nöbet günümü onlara vermiştim. Ve nöbet listesini ayarlarken kalbimden birkez olsun ' zaten sen hazırlıyorsun kendine Cuma nöbetlerini ara ara yaz ' diye bir düşünce hiç geçmemişti. Dilrûba'm önceki ay cuma izni nöbeti bana denk geldi. Ve yeni nöbet listesini dün çıkardım, ne tevafukki elhamdülillah bana denk geldi yine.. Gerçekten İnsan velevki bir sonuca ulaşmasa bile hayatında, iyi niyetle samimi olursa Allah ona göre bir güzellik veriyor.. Dilrûba'm Aklıma ne geldi bak sana bir örnek daha vereyim.. Ortaokul 5.sınıfta tanıdığım bir arkadaşım vardı Mehmet Celalettin ismi. Ailevi sorunları vardı biliyordum. Dilrûba'm 5-6-7-8.sınıflar yani 4 sene bu arkadaşıma sabrettim. Yapmadığı kalmamıştı. Hani insan artık en son raddeye gelirde patlar ya inan o raddeyide geçmiştim. 4 sene sabrettim ve 8.sınıfta zaten son senem diye iyice sabretmeye çalıştım. O arkadaşım yüzünden din kültürü hocama durumumu iletip 8/D den 8/A sınıfına geçmiştim. Binebze rahatlattı en azından. Tüm sınıf arkadaşlarım neler dediler bana :) yani son senem zaten çocukda başı yanmasın diye diye son senemide bitirdim. Belki 3 belki 4 sene sonra onu gördüm yakınımda, beni tanıdı. Bana Ebubekirim diyip bir sarılışı oldu ki o an donakaldım. Sanki olmuş 4 sene bir sarılmayla eriyip gitmişti. O an donakaldım ama ayrıldıktan sonra biraz gözlerim dolmuştu. Ve gerçekten şuna
Duygu ve Düşünce
Meclis Nasıl Açılmıştı? Çocuk Bayramı Nasıl Kutlanmaya Başlandı?
Meşrutiyet'in ilanıyla açılan ve İngilizlerin baskısı üzerine 11 Nisan 1920'de resmen kapatılan Osmanlı Meclisi Mebusları'nın, Heyet-i Temsiliye'nin 19 Mart 1920 tarihli tamimi uyarınca Ankara'da toplanması kararlaştırıldı. Heyet-i Temsiliye adına (Osmanlı Meclisi Mebusanı'nda Erzurum, BMM'de Ankara Mebusu) M. Kemal imzasıyla yayınlanan 21 Nisan 1920 tarihli tamimde şu işlemlerin yapılması istendi: Bütün mebuslar Hacı Bayram-ı Veli Camii'nde Cuma namazı kılsınlar, Kur'an hatimleri ve salavat-ı şeriflerle feyz alsınlar. Namazdan sonra sakal-ı şerif ve Kutsal Sancak taşınarak Meclis binasına gidilsin; Meclise varılmadan dualar eşliğinde kurbanlar kesilsin. CUMA HUTBESİNDE YÜCE PADİŞAHIMIZ EFENDİMİZİN YÜCE İSMİ (MEHMED VAHÎDEDDÎN HAN BİN ABDÜLMECİD) ZİKREDİLSİN, BAŞTA PADİŞAHIMIZ, ONUN ÜLKESİ VE VATANDAŞLARININ BİR AN ÖNCE KURTULUŞA VE SAADETE ERMELERİ İÇİN DUA EDİLSİN. Namaz öncesi minarelerden salavatlar okunsun, her yerde Mevlid-i Şerif'ler okutulsun, hatimler indirilsin, Buhârî-i Şerîf'ler okunsun. Namazın ardından yüce hilafet ve saltanat makamları ile vatanın her parçasının kurtarılması için yapılan millî faaliyetlerin, milletin her ferdi ve onların temsilcilerinin üzerlerine düşeni yapmalarının önemi, kutsallığı ve herkesin buna mecbur olduğu konularında vaazlar verilsin. ARDINDAN HALİFE VE PADİŞAHIMIZIN, DİN VE DEVLETİMİZİN, VATAN VE MİLLETİMİZİN KURTULUŞU, İSTİKLALİ VE MUTLULUĞU İÇİN DUA EDİLSİN. 23 Nisan 1920 Cuma günü ise tamimde emredildiği gibi hareket edildi. Cuma namazı, M. Kemal Bey ve arkadaşlarının katılımıyla Hacı Bayram-ı Veli Camii'nde kılındı. Namazdan sonra meclis binasına gidildi ve dualarla, zikirlerle, kurbanlarla meclis açıldı. Osmanlı Devleti'nin son döneminde, özellikle Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı yetim ve
1000Kitap
En mutlu insan hakiki dini bilendir Şu dünya ve içindeki ruh-u insanî ve insanda dinin mahiyet ve kıymetlerini ve eğer din-i hak olmazsa, dünya bir zindan ve dinsiz insan, en bedbaht mahluk Bediüzzaman sözler Adana yaz aylarında oldukça sıcak olsa da her mevsim keyiflidir sıcak yaz günü terletir kışın şömine başında serinletir balıkçı asum ile oğlu asi de böyle bir yaz günü balıkçılık ile geçinen sadece iki kişilik kalabalık bir aileydi zaman ise roma devriydi baba asum oğluna seslendi bu sırada küçük bir balık oltaya vurmuştu küçük asi asi nehri gibi deli dolu olsada annesinin ölümü ile durulup sakinleşmişti Ey oğul gönül fenerim dedi  ermeni asıllı  balıkçı asum şu dünya eğer din bilinmez ona kıymet verilmezse dinsiz insan en bahtsız insan durumuna düşer hak din bilinmez ise dünya zindan hükmündedir yakaladığı balıkları tek tek oltadan çıkarıp sepete koyan asi baba dedi insan dünya hayatında kıymetini ancak hakikat sayesinde bulur o hakikat ise insanlara faydalı olup zarar vermemek güzel sözdü balıkçı asum aynı zamanda roma kralı Agustusun köprü mühendislerinden biriydi ve kral Augustus onu birçok projesinde desteklerdi Hünkârım dedi asum ve köprü çizimlerini haritada gösterdi kara kalem ve eskizleri beğenen kral Augustos Adanada dünyanın ilk araç trafiğine açık olan başlangıç emrini verdi köprü günümüz dünyasında en önemli ticaret yollarını birbirine bağlar taş köprü diye anılır en mutlu insan kolaylaştırandır Dünya zindanından nasıl çıkılır Görmeyince özlüyorum ve özleyince daha fazla düşünüyorum                  ꒰⁠⑅⁠ᵕ⁠༚⁠ᵕ⁠꒱⁠˖⁠♡ Saka ve Sanrı 3 Maral Atmaca Alıntıyı paylaşan: Burçin Burçin dünya bir zindan ve dinsiz insan, en bedbaht mahluk Bedüzzaman sözler Görmeyince özlüyordum dünya sanki bana bir zindan gibi geliyordu kim yoktuki bu şehirde ilk
Edebiyat
TÜRK EDEBİYATINDA FRANSIZ EDEBİYATI ETKİSİ ÇALIŞMALARI ÜZERİNE BİR İNCELEME İrem ÇANDIR Medeniyetler insanların meydana getirdiği bir dünyadır. Ve bu dünyanın kendilerine ait kültür, değerler ve bir yaşam tarzı vardır, zaman zaman bu insanlar birbirleriyle edebiyat, tarih ve sosyoloji kavramları içerisinde faydalı bir alışveriş gerçekleştirirler, Türkler ise edebiyat alanında en çok Fransız toplum ve kültüründen faydalanmıştır, hatta Türk Edebiyatı’nın büyük bir bölümünü Fransız Edebiyatı’nın örnekleriyle oluşturulmuş eserler oluşturur, Fransız Kültür’ü gerek dil gerek yaşam tarzı kıyafet ve eğlence, alafranga yaşam şekilleri ile Türk Edebiyatı’na etki etmiş ve bu batı mefkuresi dahilinde eserler kaleme alınmış gerçek hayata nüksetmiş ve batılı bir yaşam tarzına örnek olacak karakterler Osmanlı toplumu ve yaşam şeklini değiştirmiştir. Bir nevi o dönemin edebiyatı bir sosyal medya konumundadır. İnsanlar roman, tiyatro ve gazetede yer alan edebi yazılardan etkilenmiş. Ve bunların Türk Edebiyatı’na yansıması şeklinde Türk Edebiyatı’nın gelişmesine neden olmuştur. Tanzimat’tan sonra garp zihniyetini temsil eden mütefekkirler arasında Fransız inkılabından ve inkılabı hazırlayan mütefikkirlerden mülhem bir siyasi felsefe temayülü hakimdir. Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal’in makale ve eserlerinde bu eserlerden mülhem oldukları görülüyor. Fakat maalesef gazetecilik, vulgarisation seviyesini aşmıyan bu neşriyat arasında siyasi felsefeye dair ciddi tercüme ne de bir telif vardı. Bu devirde Ziya Paşa’nın tamamlanmamış Emile tercümesiyle, Rousseau’ya dair makalelerinde Ebüziyya Tevfik Mecmuasında ve Namık Kemal’in neşredilmemiş ve mühim bir kısmı kaybolmuş olan bazı tercümelerini ifade etmek gerekir. Rıza Nur “Namık Kemal” adlı eserinde şeraiti içtimai adıyla Contrat social’i