Asıl adı Fahrettin Cüreklibatır olup herbirimizin evine filmleriyle misafir olmuş, başkalarını aldatmaya tenezzül etmeden yaşayan ve İstiklâl Savaşı gazisi olan namuslu bir köylünün çocuğudur Cüneyt Arkın.Kıtlık dediğimiz dönemi dibine kadar yaşarken tabiatın zenginliğini düşünmüş, toprağın,ekinin sesini dinlemiş bir yandan.
Haysiyetsiz tekliflerle karşılaşmış sinema hayatında. Eşi ve ailesinin onuru için reddetmiş ve üstüne tehditler almış.Dönemin magazincilerinin çirkin iftiralarına maruz kalmış ama işini yapmaya devam etmiş yılmadan...Sitem ettiği ünlü isimlerden de bahsediyor, muhabbet etmeyi çok sevdiği ünlülerden bahsettiği gibi.Kemal Sunal'a ayrı bir hayranmış.Emel Sayın'dan yediği dayağı, Türkan Şoray 'ın gözlerini, Tarık Alan'la çektiği' Maden' filminden sonrasını bir bir anlatmış.
Atatürk'ten sonra, sanatçıları köşke davet eden sanata ve sanatçıya büyük değer veren dönemin Cumhurbaşkanı Sayın Fahri Korutürk'ten övgüyle bahsetmiş.Cemal Süreyya'yla köşkte karşılaştıklarını nasıl heyecanla anlatıyor.Kitabı okumuyor da sanki yanıbaşında iki bardak çayla sohbet ediyormuş gibi dinliyor insan.Ne diyeyim buyurun o zaman...
#kitapalıntıları
"HAYATI YAŞAMAK CESARET İSTER
"Gençlere her zaman, arkadaşınızı seçerken çok dikkatli olun diyorum. Aslında arkadaştan öte, geleceğinizi, varlığımızın, kişiliğinizin anlamını seçiyorsunuz..."
""Anadolu gezilerimden biri... Tatlı bakışlı, ihtiyar bir hanımla sohbet ediyoruz. "Bir horozumuz var. Adını Cüneyt koyduk" dedi. "Niye?" dedim. "Kodu mu, oturtuyor" dedi.
""Hünerpişeleri, şahın, kralın, cumhurbaşkanının elini eteğini öpen kalk, yerlerde sürünmeye mahkûmdur."
"Parayı, maden göçüklerinde babaları ölen çocuklara gönderdim."
#cüneytarkın #benimkahramanımtürkhalkıdır #fahrettincüreklibatır